1
Yorum
11
Beğeni
5,0
Puan
1326
Okunma
Dilsiz sözcüklerin ıslak ayakları
Sihirli sessizlikle akarkan gri’ye
Toprak altında üşüyen karanlık renklerin
Bilcümle sesleri kavileşiyor
Ve bir çocuk çalmaz oluyor kapısını
Sevimli rüzgarın..
Üryan kavakların yeşiline soyunan odalarda kuşlar
Titreşerek üşüyor
Içimde kanatlarını emen
Nefiy yollar...
Anne!
Yüreğimin buharasına kıvrılan uçurum yüz sürerken
Tutabildin mi avuçlarına çocukluğumu
Sesim olma
Sesi olma karanlık yaraların
Bırak yalnızlığımı gül balkonlarından
Õzgürce büyüsün..
Epeyce oldu sokakları getirmeyeli bahçene
Ve hala getiremiyorum ağacı kırık dalları
Uykusu kaçmış eller gibi bekle
Bekle ki bahar gelsin
Çiçekler daha güzel açsın nasırlı ayaklarına
Bekle!
Gözbebeğinde kuruyan hasret
Pınarlaşmış gibi..
Genzimi yakan bir vakitte
Titrek mumun gecesine uyanıyor mısralar
Alabildiğine tohum yüklü duvarların
Kiliminden akıyor yaş..
Zaman hep çerçeveli
Anne!
Şimdi git diyorum olan sesimle eskilere
Elinde kırık bir plak
Var git..siyah beyaz karelerin eteğinde
Elma şekerim
Ince sessizlikle gidiyorum
Belki yarın diyorum penceresi açık olur evlerin
Bulut basamaklarıyla girerim içeri
Belki diyorum çocukluğum güler bana
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.