5
Yorum
27
Beğeni
4,9
Puan
649
Okunma
Gelince
Şehrin ayakları kırıldı
Odaların duvarlarında sağır inilti
Üzerime örttü sevda tentenesi
Gök ve mavi kuşları
Gelince
Parmaklarında üşüyen şiirler
Astarını geçirdi bekleyişlere
Yeşile boyadım kara tahtaları
Üzerime örttü zaman su ve kabaran
Herşeyi...
Perdeleri çekili dalgınlığa sustuk ikimizde
Morali bozuk gecenin mumu yandı
Yandı da pervane oldu aşka
Biliyorum
Derin bakışlarının ay’a girdiği saatler okyanus ki
Içinde ince mevzular
Indim..
Dağların sırtından yüzündeki çizgilere
Suskular,korkular ve ışıklar
Ruhunun ipeğinde öyle ip ki
Tuttum..
Nemli topraklarda
Iki gözüm..
Sindikçe sokaklara
Yalnızlığa ziyaretidir haykırışların
Kaldırımlarda gülüşlerin
Bir yol
Yol ki
Iz taşıyan
Kalbinin denizinde yüzen gemiler
El sallayınca yanımdan
Her yanın gülleşiyor
Sıyırıp ince tülü alnımdan
Bir daha bak
Yansıyana..
Sensiz olmaz
Sensiz olmaz
Sen
Her pencerede bir renk
En çok kedimi sende bulduğuma gidişlerim
Bu yalnızlığın alfabesi hamurunla yoğrulduğum
Okudukça bitmeyen
Okudukça varolan..
Yağmurun yağdığı doğallıkla
Döküyorum ruhumu eş yanına
Hiç bir harfini değiştirmeden içimin
Öylece asıyorum renkli mandallara tutuşturulmuş notları şafağa
Ben
Öyle düşünüyorum ki
Bazen bazı süreçlerden adımın baş harfini çekiyorum
Nasıl sızlıyor içim bilsen
Öyle düşünüyorum ki
Kalemi parmaklarımın arasında evirip çevirmem
Bu yüzden..
Bazen bazı duvarlarda akrebini hissederim ayakların
Bulaşmasın diye gölgesi
Seni uzaktan seyrederim
Bazen öyle kanaya kanaya
Susarım..
Sustuklarını konuşuyorum
Konuşurken öyle bir susuyorum ki
Geliyorsun içimin kıyılarına
5.0
94% (16)
4.0
6% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.