5
Yorum
19
Beğeni
5,0
Puan
753
Okunma
Toprak topladı mı tanelerinizi bir karış boyunuzdan/
Yanınıza çiçek gibi durabilmek için..
Ya da,
Karanlık odaların tabiat genişliğinde toz toz dağılırken kırmızılar
Gül diye kokluyor mu Anne ninnisiyle sizi..
Hatırladım
Lezzetli aydınlığın gelen ve gidenlerinde çocukluğum/u
Saçlarını ördüğüm bebekler kendimle konuşuyorum
Aşkın avuçlarına şımarıp yuva yapan yüzüm/e
Şarkılar söylüyorum ince sazın hüneriyle billahi
Annem uyuyor/ben büyüyorum
Dışarıda karanlık/
Karanlığın gözünde ateş
Güneşe çıkaralım bugün bütün Pazar’ları
Yan yana karıştığımızda bilhassa
Baharın deminde sevimsiz buluyorum ölümü
Içimden bir ses hayatı taşırken kanımdan
Dizlerime açılmış kuyuların yürüyen parçaları
Gözbebeklerime bakar
Hangi sözüne dalsam dizelerin delirir
Gizlice kaçırıyorum uçurtma ipinde kalbimi
Adımlarına..
Şimdi göğsünde hızla çarpan mavi
Her gece titreyen ben miyim gölgende
Uykuna kelepçeli adımın yeşili damlarken mürekkep suyuyla
Diş çıkartır mı ruhum kitabına
Masum bebek eliyle
Hem ağlayacağım diyorum solundaki
Yuvarlak elmalara
Sür parmaklarını kırmızının rengine
Her mevsim güzelken açtığı yer
Diyelim ki iyidir baş dönmesi
Sonsuz derinliklerde
Ki,
Kuralım hamağı güneşli güne
Ağaçlar kiraz verirken
Dudaklarına
Tahta üstünde tül’ler
Özğürlüğe serilsin
Tak yaşamın hürriyetini pencerelerine
Istanbul’u seyredelim gözlerinle
Ve dahi dünyayı...
5.0
100% (14)