3
Yorum
31
Beğeni
5,0
Puan
1105
Okunma

Ey şiir
Ey zehrin her zerresine bal
Aklımın sükunet kaçakçısı
Öyle yazılıp, öyle okunup
Durmuyorsun
Dilim, tezenesidir kağıdının
Ne orda ne burda
Bırakmıyorsun kaderimi,
Ey şiir
Ey merhemin her zerresine zehir.
Yolun yordamın yok senin
Nereye vursan bir acı üzüm tadı
Sarhoşluğunda tümcelerin ve cümle alemin
Yalnızlığın sakat zümresine belagatsın
Ey şiir, ey yollu gece
Koynunda kelepir çiçeklerinle
Hatırlatırsın cehaletini sarsak ezberlerin.
Ey saçlarıyla karanlığa buğz eden
Bir uçurumdur dudağındaki af
Geçtim kendimden ötesine, bin kahıra vardım
İnsanken yağmalandım, dilimi kuyuna doladım
Sustum, bir bulut yangınında
Kustum külünü sayfanın ve ışığın
Kalem de sana, zaman da sana, acı da sana
Bükülmüş çelikten yürekle
Ey şiir, ey dönülmez yolun gecesi
Dönmeyenin son hilesi
Mutlu kurbanlar adıyorum kör bıçağına
Beni annemin sesiyle emzir.
Ey şiir, ey köhne belge
Kirpiklerimde upuzun bir gece ağırlığı
İpince bir kırıntı, camdan susku
Batıyor ateşin hükmünü çektiği yere
Seni dokuyor bütün yaralar kabuğuna
Öyle bilgece, öyle delice
Kağıt bir acayip mekan, anlamsızlık gelip seni ağlar birazdan
Birazdan ey şiir
Kopar yüreğim, dudaklarıma sevgili olduğun zaman
Gözlerim dökülür, sesimde solduğun an
Kanar ömrüm, ey şiir
Kanarsın, içimdeki yılgın uzaktan.
Nedim KARDAŞ
5.0
100% (21)