8
Yorum
22
Beğeni
5,0
Puan
1428
Okunma
kızıl saçlarını salla rüzgar çapkın bakışlarınla...
ezberlediğim koku
sessizliğin dalgalarıyla devrilirken gecem/e
kanından mavi akan alevsin yüzüme
uyku gözlerinden ve
boşalan şiirlerin teninden
sayıyorum seni
sarıl...
giz akımı aklın kulaklarında
çoğalsın dudaklarıma aşk
barış başakları büyüsüne
gideceğin dağın eteklerine
izi bulaşır ayaklarımın
unutma
-gül-
yağmur ıslatırken kimsesizliğimi
olgunluk gölgesiyim
yolları sen/ben
pekala...
zamana sevda işlenircesine
kurulan köprünün üstünde
kendini bulamayan sevdayız biz
tanığı uğultularımız
yok mu deli bir yel
bizi bize atan
ve bir kuytuya
bağlayan.
ben ki sevgili
bir akşamlık türkülerle arkadaş olmadım
içinin titreğini sularıma atıp
sakladığımdan beridir
gökyüzüyüm.
boş kalacak şehrimim aşklığı
şu dar kalan sokaklarda
anladın mı?
anla!
önüme düşen balıkları
ölüme düşürdüğümü.
şimdi
koynundaki balığın
deniziyim ben
hiç ötekiler gibi bulutlarla
oynamıyorum.
ellerimde ellerinin izi
özlem diye bağırırken
-tut beni-
sakın
umursamaz saatleri biriktirme
sabahın alnına
yürü...
çivilenmiş yüreklerimizde güneş
mavi bir dağdır
gecelerce öptüğüm/geleceğe
yaşamın beyaz kanatlı atları
yitik değil
görüyor musun?
bir yazgı var orada
yüreğini bana açıl
kurbanın olayım.
5.0
100% (13)