3
Yorum
12
Beğeni
5,0
Puan
1067
Okunma
nasıl bilirsin
gök kanatınca kırık kuşu...
gölgenin alazında çığlık kirlenince
geceyi giyen kimsesiz
uç/ma
öpüşürken kar taneleriyle
susar yangın.
gün eksilir/
küle karılmış anılardan.
saklı çanağın kavgasında
özne.
-kaldı mı büyük uçurum-
bağrının orta yerine düşen zaman
en doğru yağmur
tut
çoğalmışlığı
cepte terlemiş özlem
gün`e dönen yolcu
rengin ki yüzüne çiçek
topla gözlerine
mevsimi.
-yarı açık omuzlarımdan akan kuşları biliyorum-
sen
nasıl bilirsin
göğsündeki fotoğrafa karışınca ruh/u
ve
dünya ensesinde küçükken
yarın
dizlerine çektiğin sesten düşüyor
kıyamet
akıyor nehir
deviniyor
susku.
bit/me
düş bitmeden uzaklara öyle
bilirsin
ormanı herkes sevemez
dudağının kenarına püsküren
su yağmurları/
sevinç müsvetteleri.
5.0
100% (10)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.