17
Yorum
31
Beğeni
0,0
Puan
842
Okunma

şöyle dönüp baktım gökyüzüne
gri bulutların arkasında
ellerimi uzatıp açığa çıkarmamı bekleyen güneşe
olmaz dedim bu sakin yürüyen atın ayaklarıyla
durup nerdeyse seni indirecek yere
nerde yere basacaksın
belirsizken ineceğin yer
yetişmek zor kuşların hızına
arkalarında bırakıyorlar beni
henüz güllerin dalları kuru bülbül sessiz
bir çığlığın sessizliği bozmasından korkuyorum
bir sürü koyunun aç bîlâç yazıya salınmasından
talan etmesinden ayak değim her yeri
çocukların oyunu bırakmasından korkuyorum
bulut gibi evlerin de yüzleri
ağladı ağlayacak
sanki kimse sokağa çıkmıyor evlerden dışarı
burnunu henüz ininden çıkarmamış ayı
kocaman ayakları kaparsa çıkış yerini
başını örttükleri bile boşa giderse kızların
gezerlerse ortalıkta deli deli
bir kocanın gagasından kurtulup
uçmaya kalkarlarsa
yağdı yağacak bulutun mart huyu
nisana el altından bir mesaj bırakmak mümkün mü
yüzü güleç olsun, güler yüzlü çizilmiş bir bebekten daha canlı
gölge de güneş de gireceği kalacağı yeri bilsin
ağaçları kesen eli kesse bir el de
ölüm var dese, ölüm elinizde
duysanız canlıların sesini
sesiniz ahiret sorgucu olsa keşke
inandırdığınız kadar
inansanız
güneş daha orada
yerinde misin?
30.03. 2017 / Nazik Gülünay