2
Yorum
26
Beğeni
5,0
Puan
1927
Okunma

Ayrılanlara mahsus bir mahpustur bendeki ben
İçinde sarıya vurduğum yalnızlık çoğulluğu
Ve hapsolduğum vedalı içre
Duy beni, bak ne diyorum:
Sularımı çekiyorum ey rıhtım!
Ardımı boğup, sesimi kanatlarına bağlıyorum martıların
Kanıyorum, kanayacağım da
Ayrılanları taşıyacağım ömür boyu
Adımlasam da bu diz boyu karanlığı, biliyorum
Boyu acının, bir mezar taşı kadar.
Yüzümden düşen bin parça olsa da
Ey gece, ağlamaktan utanmanın vakti değil
Gözyaşlarını silecek kimsen yoksa
De ki rüzgara ben de kimsesizim, es küllerime
Es ki denizlere ulaşsın dağlarımın karlı hasret türküleri.
Yokluğunu sarıp tüttürüyor ömrüm
Dudağımda gülüşünün ayak izleri
Böyle susturulmuş dediler oysa şiirden gam
Ellerimi çekiyorum ey kalem!
Anlamı boğup, anlamsızlığa sürüklüyorum gözlerimi
Ağlıyorum, ağlayacağım da
Ayrılanları hatırlayacağım bir ömür boyu
Gönlümü susuşa, aklımı çıkmazlara teslim etsem de
Biliyorum, dilimin mecali bir şiir kadar
Dilimin meali, yanmış bulanık sular.
Nedim KARDAŞ
5.0
100% (19)