19
Yorum
39
Beğeni
0,0
Puan
1455
Okunma

kutlanacak ne var diyor içimde fısıltıyla bir ses
öldürülen kadınlar toplayıp gitti seslerini
kara toprağın altında çıt bile çıkmaz artık
seslerini bıraktılar kırılan kolda, moraran gözde
kanla çizdiler alınlarına kadınca isyanlarını
bu arsız zamana
yazık yakalandılar
beyinde çınlayan yumruk sağlı sollu yanan yıldızlar
kadını yere savuran cahil kol
devrilmekle yıkılmaz kadın
güçsüzlerin işidir söz dururken edepte
hayasızca atlamak sözün üstünden
erk’ek güce sarılmak
unutmak
ne işe yaradığını
dilin
bir gün mü var kutlanacak
olsa olsa bir uyanış günüdür karartılmış günlerden
ak yüzünü açıp ayca durarak
çıkarak zift gecelerin uyruğundan
yıllar geçse de bir türlü
yumurta kabuğunu delemeyen civcivler
kapalı perdeler ardındaki saksı çiçekleri
nasıl merhaba diyecekler güneşe
seslerini duyuracaklar
pankartlarda okunacak adları
bir gün olsun sesim iletilecek
o boğazımda yumrulanmış
kolay kolay çıkmayacak hıçkırık
çiçek ağıdı
toprağa akıtacak gözyaşını
çıksın diye kök salarak bu tohum
kör gözlere ibretlik, mor menekşe
anlamayan gözde makyaj sanacak
seyirci çok sanki seyirlik oyun
yardıma gelen yok tencere tıngırtısı
derdiyok sokağında adın sadece kadın
erkek polis anlamaz
kocandır sonunda, döver de sever de
ayrılırsan gelir pencerene
ağza alınmayacak küfürlerle
filmdir oynanan duvar diplerinde
kimse dönüp bakmaz
ölüp gitsen
07. 03. 2015 / Nazik Gülünay
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.