8
Yorum
20
Beğeni
5,0
Puan
2704
Okunma

Sessiz sedasız yaşayan bir ayrık otuydu Orta Anadolu’da
Kıtlıktan önce.
En küçük bir şeyden coşardı
Mesela bir kuş uçmasın Kızılırmak ‘a doğru
Köklerine su yürümüş gibi sevinirdi.
Bir bulut geçsin üstünden
Ayrılıktan çıkardı.
Dünyayı, derdi, dünyayı
Hiçbir şeylere değişmem.
Şimdi yaşamak istemiyor.
- İLHAN BERK
kum tanesi kalabalıklar içinde, minik oyuncak
vazosu kırık bir karanfildi hayat
el kadardı yarınlar
tanrısı ise avucunun içine sığmayacak kadar büyük
tehlikeli bir oyunun içinde aurası yüksek
en hızlı adımlar, onun yanılgısı
dolup dolup boşalıyordu gençlik, kanında
damarları patlatılana dek
evde beklenen
lapiska saçlı bir melek
gelip çöken-se mahşeri karanlık
yandı enginar tarlaları
bir akdeniz akşamı
bir martı çığlığı atıldı akbaba sokağında
adı "âdi", cinsiyeti sapık
görünmez olunca umut/havada cemre kokusu
kendisini bir ateş
tenini bir özgecan gibi hayal ederken
sokaklara bırakılırken masum maskeli terörirstler
bir küçük yakamoz, bir delidumrul dalgası beklerdi
gövermek için güneş
en verimli çağında
bir işçi oldu çocuk
aşkı tadamadan öldü, sağır oldu kimsecikler
bıçak kemiğe nasıl dayanırsa
öyle dayandı kırmızıya şiir
yağlı ipte sallanan boyunlar hayal etti anneler..
Çiğdem (Parla)Yüksel
(12 şubat 2015)
5.0
100% (17)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.