1
Yorum
12
Beğeni
5,0
Puan
1445
Okunma

benimki akıl tutulması
zincirlerimi ekliyorum birbirine
en zayıf halkası
sana dair düşlerim
mor salkımlı bulutlar yol verse de
bir parça gökyüzünü koparsam yanında
tüten kahvemi çekiyorum içime
en sevdiğin kır kahvesinde
acı tütün dilimde
hani diyorum şu buz dağları erise
sokulsan yüreğime
alevlendirsen
uçursan güz kuşlarımı
bal çanaklarından
damlalar aksa dilime
ey "acının uzun uzun yazılan adı"
nehir olmuş pişmanlıklara
uykusuz bir bülbül olsa sesin
biliyorum yalnızlığın başka bir hikâye
ah artık kefene sarılmış geçmişini
örtsen kadim toprakla
taze tohumlar eksen üstüne
bahar konsa tutuşmuş ellerine
bıraksan yarınlara gürz vurmayı
sararmış pelin yaprağı yüzüne
artık berrak sular serpsen
soluklanmadan
aksam derinliklerine
ben olsam
köklerine doğru koşan
bengisuyun
bırak artık
yavaş yavaş yürümeyi istanbul’un ardından
hadi gel
henüz bakirken
baharın ilk açan çiçeğine yetişelim
uzak diyarların
gönül gençyılmaz
5.0
100% (12)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.