1
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
3265
Okunma

/Şair alır şehri karşısına ve basar fırçasını../
Azarlanmış
ve yüzü düşmüş bir çocuğun gözlerindeki korku kadar
sessiz şiirler mırıldandım içimden...
Bir süre daha kovaladı yelkovan akrebini.
Durdum.
Sade ardından baktım.
Suretin yitince ufkun ince çizgisinden
Geçmek bilmeyen saatlerin topunun kökünü kazıdım!
Gözlerini dağlamalı şimdi zamanın
ve sahillerin kumlarını dökmeli parmak aralarından bu şehrin.
Her defasında
kesme işareti ile ayırıyor seni benden çocuklar.
En çok içinde maviden bozma bir siyahı gizliyor Bursa.
Tramvayına asılı düşler büyüttüm Cumhuriyet Caddelerinde.
Düşüşler gördüm dizlerim yara bere.
Nerde eksik bir şiir bulsam,
tutup sana uyarladım.
Ve hep vedalar düştü payıma.
Üzerinde adın yazılı kağıttan gemilerimi
nasıl biraktiysam dalgasına Mudanya’nın,
aynı böyle uçurdum Tophane’den senin rüzgârına uçaklarımı.
Nefesine karıştın buraların
Gözümden aktın..
Kimseler görmesin diye ayrılıkların yaşlarını,
yağmurlara sakladım.
Filmin öyle bir yerinde kalkıp gittin ki
Ne Kadir kavuştu Türkan’ına
Ne de yağmur dindi buralarda bir daha...
Cihat KIRDAR
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.