4
Yorum
16
Beğeni
5,0
Puan
1208
Okunma
bilsen ne zamandır
ceset torbaları taşıyorum yanımda Meyra...
hep güleceğim
öyle göreceksin uzaktan baktığında
her gün bir ölü güvercin düşecek
yüzünün aynasından
bir ihmâlin en erkeksi parafına!
kalakalıp öyle
yarı yaralı
öyle basmakalıp
en önemsediğim yanımın
en çiğnenmiş tarafına
banıp sancımın en acı katığına...
ve hiçbir kadın taklit edemeyecek artık makyajını
istesem de müsaade etmeyecek
ruhum buna
artık yaşamasan da
hiç sığmayacaksın
ceset torbalarına
Meyra
iğdiş edilmiş sükunetler birikecek
damarlarımda
ve biliyorum
seni öldürmek
unutmaktan
hayli uzun zaman alacak
hayli Meyra
tek ayak üzeri ölen nilüferler gibi
vücudunun yüzde doksanı suda
nefesleyeceksin baharı
canı yüreğine bağlı filikalar gibi yüzecek
deri altı mişli anılarda
belki
korku dolu bir intihal çınlatacak
kulaklarımı
kıyılar dolusu uykusuzluklarla
kimseye sezdirmeden
susturup radyoları
kapalı devre frekanslar ayarlacağım kendime
kuyular dolusu diyorum
kuyular dolu/su Meyra
artık kimse görmeden
salkım saçak değil
salgın bir kaçak gibi
içimden içine
dudakların dişlerime değmeden öpeceğim seni Meyra
çocuklarım doğacak kulaklarında
tek başına kalmış bir düetin
anlayamadığın
en acı nakaratıyla
/her şey sen(in) değildi
sen her şeydin Meyra/
tüm ayrılıklar
itirafların itlafını taşır bir parça cebinde
iyi taraflarını
vardı ve yaşandı
vardın ve yaşadım
şimdi
avuçlarım sıkılı
bir ceylanın gürül gürül ağıdını saklıyorum
şakaklarımın kuzeyindeki dağlarda
artık
"tut/sağın değilim
ama tutsan senindim"
Meyra
ToprağınSesi
.
5.0
100% (16)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.