gece kör gece nemli saat asası ile geçiyor zamanı öl nefesinde durdu konuklar -sandallar hüznün tam ortasında an sallanıyor kalanlarla
gerçeğin perdesinde hayatın ışıkları her şey ya da hiçbir şeydi gördü bükülmeye mecbur kefenlenmiş yüreğinde
öylesine sus derin bir yalnızlık ateşli iç çekiş çıkmaya başlıyor içimden ki ellerimin titremesine kayıtsız mahcup ve tenhalarda konuklar sandallar
şiir kuruyor ırmakların öte yüzünde bir tür zikzakla rüya ve günah çalabilmekle geçiyor ruh hep tekbir ay’ın karanlık tarafında kendi gölgesiyle karşı karşıya
kuvvetin dehşetiyle rüzgârlar ruhlarında eriyen buz mağaraları ve taptığım ilahlar garip sessizlik saltanatıydı tarihin üstüne uyanmak
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
şiir anlatımı akışı ve insanın yüreğine kıpır kıpır bir şeyler anlatıyor kutlarım şiir hayatınız da ve yaşamınız da daima başarılı günler sizinle olsun .
diyerek akalım şiirin nemli sokaklarına.Doğrusu ilk bölümdeki kafiye uyumlarıyla serin bir derinlik katmış şiire. Siyahın derinliğinden bahsediyorum tabii:
…zamanı …-sandallar …ortasında an … kalanlarla
Gördüğünüz gibi her şey yerli yerinde. Bir de göremedikleriniz var onlar da ölülere.Aslında sadece ölülerin görebileceği şiirler yazılmalı,okunan dualar gibi.Düşünce özgürlüğü olduğuna göre bu sayfada,’mezarlıklar şiirlerle süslenmeli’ diyebilirim.Çok mu abarttım ne? Olsun,hayallerimizi satmadık ya. Ortasındayız ölümün.
İkinci bölümde ise’’ iki zıt kavram’’ın kavramlaşmasıyla karşı karşıyayız:
‘’gerçeğin perdesinde hayatın ışıkları her şey ya da hiçbir şeydi’’
Gerçek nedir.Hakikat ve çıplak hakikat nedir? Cevap:bazı sorular bazı zamanlarındır. Ama bu bölümdeki son iki dize,biraz tempoyu düşürüyor diyebilirim.Bunu da ışıklardan sonraki karanlığa bağlıyorum.Kendimce kendimi böyle haklı çıkarıyorum yani;kaldı ki zaman zaman tökezlemeler meydana gelebiliyor böyle ucube aydınlıklarda.
Üçüncü bölüm ne fısıldıyor acaba:
Yalnızlık ağır basıyor desem çok mu alelâde bir cümle kurmuş olurum? Belki de;ancak şu da bir gerçek;yalnızlık alelâde bir metafordur duygularımızın arasında tutsak edilen,bir o kadar da nadide zira.Düşünün artık o derece karmaşa dolu bir şey,ya da hiçbir şey.
Dördüncü bölüm;
‘’rüya ve günah çalabilmekle geçiyor ruh hep tekbir ay’ın karanlık tarafında’’
Şimdi yukarıda alıntılanan ikinci dizeye dikkatimizi çevirelim.Ay’ın hep aydınlık’yönüne hayran oluruz,ki zaten ay ay’dınlıktır.Ama nedense bambaşka bir pencereden bakılmış dünya’ya burada;karanlık yanına.Bu da bize ders olsun.olsun.
Son bölüm; Sanırım daha fazla konuşamayacağım.En nihayetinde son söz şairin hakkıdır ve şair burada ne demek istemiştir hep birlikte düşünmeye başlayalım:
şiir kuruyor ırmakların öte yüzünde bir tür zikzakla rüya ve günah çalabilmekle geçiyor ruh hep tekbir ay’ın karanlık tarafında kendi gölgesiyle karşı karşıya
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.