1
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
1504
Okunma

Şu köhne anlayışla fikirleri uymazdı
Düşünceleri atıl,
Hüneri çok, düşleri çok, yaşı az.
Adı Bilgenaz diye fikir veren olmaz mı?
Entrikalara kanmaz
Cılız ihtimallerle besler umutlarını.
Zihnine yığın yığın sualler dadanmıştı.
Satır satır bilmeye susamışken
Yazmışlar berdel diye, yıkılmıştı dünyası!
Zaten okuyup ta şu kız kurusu
Fistanıyla vali mi olacaktı Halep’e
Böyle buyuruyordu, Nemrut’un feriştahı.
Göre göre ateşe atılır mıydı bir can?
Ana yüreği, yasta.
Ağanın hükmü ilam, laf eden kan kusardı.
Kabir taşları susar
Vasiyetini hayra yorarcasına
Bir ’Çalıkuşu’ uçar, sesini duyan var mı?
Kasvetli vadilerde yaz boyu yankılanır
Şarkılar bestelerdi kınalı kuzulara.
Mavi göllerde yıkar, güneşle kurulardı.
Birinin burnu kanasa
Çaputlarla. bezlerle pansumanlar yapardı.
Bazen de toz-pembe takılırdı hayata
Çakıl taşlarını boyar
Hayatının kuralları ipotekli olsa da
Misketin kurallarını kendisi koyardı.
Kayalar sinsilesi onun için mi vardı?
Gölgelerinde dinlenir, hülyalara dalardı.
Düşlerinin dağılmasını istemese de
Gerçekler yaşanır, bilirdi elbet.
Kement atmış bir kere, kalyonun kayalıkları!
Beyni zonklar, balyozlar inerdi düşlerine!
Biliyordu ki bir ömür, cehaletin pençesinde,
Heder olacaktı ancak
Umutlarının peşinde asla YORULMAYACAKTI.
Ömer Çelik
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.