23
Yorum
22
Beğeni
0,0
Puan
1521
Okunma

ne yazık ki ölmeyi biliyoruz aşktan
oysa yaşatmak olmalıydı sevda
ölmeye yüz tutmuş her şeyi.
bir kedi bile olsa unutulan
karanlık gecelerde bırakılmış
tutup sıcacık patilerinden
kaldırılmalıydı ayağa sabahlarımız
düşlerimizi vurdular kardeş
ekim mevsimindeyiz yeniden
söküp attıkça dallarımızı
adı konulmamış fırtınalar
yıkık ağaç gövdelerinden fışkıran sürgünler gibi
yemyeşil bakmalıydık güneşe
bodurlaşırken ekinlerimiz
büyümesi beklenirken
bir savaş halindeyiz sanki seslerimiz çalınmış
bütün açmış güllerimiz tutsak
üzgün, durmadan yıkılıp örülen duvarlardaki resimlerimiz
hüznü öğrenmiş düşlerimiz bile
gülümsemiyor artık
ne yazık ki susmayı öğrettiler kardeş!
az az katılıyor yemeğimize zehir
beş kuruşluk çöküşler halinde
hayata dönükken yüzümüz
ölümle hemhal oluyor
bombalardan daha çok patlamak üzere
dürülüyor defterimiz!
geride mi kalıyor bizden büyük hayatlarımız
çocuk kalplerde ezik hayaller
gökyüzünde her gece çoğalan yıldızlar
önümüze serilen özgür zaman
bir yıldız arıyoruz sevgiden
elinde asası dostluk, kardeşlik
hüzün atlarını sevda kovup gidiyor
ayak sesleri çarpıyor yüreğimizde pıt pıt
yaşamak bugündür diyor
dört nala koşan umut atları!
15. 5. 2013 / Nazik Gülünay