21
Yorum
17
Beğeni
0,0
Puan
2605
Okunma

geceyarısı bir çocuk flüt çalıyor
düüt düüt düt gibi bir şey
canı çıkıyor notaların
ağır aksak
bense sokakta benden başka kimlerin yürüdüğünü
kimlerin tökezlediğini
ve yaşamaya çalıştığını düşünüyorum
kim geçti alnacıma(halam böyle derdi)
şeytan mı, melek mi
bilirim ilerde bir durak var
dur durak demeden koştuğumuz
birileri yedi koldan itekliyor
biri ayağını uzatıyor eşine - ayakkabımı çıkar diye-
odayı öksürük tutuyor,duvarları çatlıyor
sıkışın biraz daha der gibi dolmuşa
kaç kişi sığar bu yalnızlığın içine
dumanlı bir tepesi var
karlı yamaçlar
kendimden iniyorum aşağılara
yalnızlıktan daha zor kimsesizlik
yaşadığın yılların merhabalarını topla gel
bütün acılarını ez havanda bir iç hazırla
birlikte pişirelim sevgi aşını diyesim gelir
sevgi deyince rengi kırmızı
solgun gülüşlerin içinde bitti
iyice kalaylansaydı söz
asi bir çiçek açardı
içerdekiler mi, dışardakiler mi mutlu
bu bozuk bu acemi notalardan anlaşılmaz
ben kalsam mı içimde, dışıma taşmaya çalışarak
yoksa sokakların tozu mu öksürtse
millet kımıl kımıl kurt gibi
ayrılmışlar sürüden
tek başına değil kılavuz koyun
çıngırak sesi duyuluyor
sahibi var dağ başının
diyemedim
ikisi de sıkıntıdan
sokağa atar düşlerini
bir kızılderili ruhu dolaşır tepelerinde
1. 4. 2013 / Nazik Gülünay
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.