29
Yorum
22
Beğeni
0,0
Puan
2745
Okunma

küçük su birikintilerinden oluştururduk barajları
iğne ucu ellerimiz tırnaklarıyla açardı çukurları
henüz tanımamıştık gözyaşlarını unutuluşun
bırakılmıştık
yolsuz dağ başında
kanadı yoluk kuş
doruklarında sallanırdık ağaçların
sevgi adına bütün düşlerimiz çalınmamıştı daha
beyaz bir atımız vardı güneşe kanatlanan
emrimize amadeydi bütün yıldızlar
ışıklarında dansederdik
yolmamışlardı saçımızı, başımızı
kentler kuruyorduk söğüt gölgesinde
dünya büyüklüğündeydi toprak pabuçlarımız
yaşamı adımlardık
ülkemiz çocuk düşlerden yapılma
bir boyda bütün insanlar
evler pespembe, parklar yemyeşil
ölü gözlerini dikmemişti havaya
danslar özgür, şarkılar özgür, oyunlar özgür
herkes birbirinin yüreğinden öperdi
eğilirdi kavaklar başımıza
ellerimizi sıkardı
küçük su birikintilerinde büyüdü ayaklarımız
ezmeyi öğrettiler karıncayı
peygamberler kahkaha atmaz
kırk düğüm bağla boğazına
yaşamayı unut, su birikintilerini de
bağdaş kur otur, herkesin düzenine
yapay düşler, sözler yarat
senden iyisi yok
28. 11. 1991 / Nazik Gülünay
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.