diyorum ki sevgili isterse bıraksın elimizi yarım kalan bildirileri dağıtacağım mecnun’un cenazesi gelmeden askerden özgürlük pankartları kaldıracağım bir sevda yetmez bana gözü bağlı yürüdüğüm cici bir kız olmayacağım
delse de kaza kurşunları kalbimi
çalışacağım bu kara deliğin içinden çıkmaya kim kimden daha ağır hangi makinemsiler ölçecek değişime uğrayacakken fiziğin artık başka türlü kıstıracaklar bizi barikatları yıkarken az geliyor biber gazları, tazyikli sular daha güçlenecekmiş polisler
halk bildiğiniz gibi ekmeği katığa denk getirmenin derdinde bilir misin o, görüntüde eski aşklar meşkler yok onun oğlu şehit düştü askerde yirmi yıldır elinden hiç düşmedi oğlunun resmi bir de Atatürk resimli Türk bayrağı elinin tersiyle siler gözyaşlarını avuç içiyle mezarı okşar
diyorum ki sevgilim namusu için can verdi dağlarda inceden düşünmezdi kim neden saldı sınıra şirin’in bakışları geçerdi gözlerinin önünden uzaktan seçilen hainlerin yolunda patlatılırdı mayınlar bir araçta kaç asker şehit olurdu
artık kuzu kuzu evde çamaşır, bulaşık, ütü değil işim zamanı geldi, kalkacağım birazdan gideceğim ağzına çarpılıp, sürüklenen gençlerin yanına..
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Sevgili Gülünay kardeşim,yine dağladın yüreklerimizi şiirinle.Çeyrek yüzyılı geçkin bir süredir terörle yatıp terörle kalkıyoruz. Söylenmemiş bir söz, yapılmamış bir kınama, yazılmamış bir yazı, edilmemiş bir lanet kalmadı. Ellibine yakın insanımızı teröre kurban verdik.hala utanmadan bazı kesimler o çocuk katiliyle buluşmaya gidiyor,ardından bir kaos sarıyor ülkeyi.bu durum ne olacak bilmem.terör kan almaya doymadı.şimdi şehirlere dağıldılar.onlara inanılmaz onlar ateş kesermi.o kadar çoluk çocuk ortada kaldı.kardeş kardeşi dış güçlerin kışkırtmasıyla kırıp geçiriyor.yazık günah değilmi şehitlerimize.hala akıllanmadı bu zebunlar akıllanmayacaklar .şiirini ayakta alkışlıyorum.kutlarım ,selamlar....
Türkiye'de Sorun Terör Bölmek düşmanın işidir İlerliyor, sinsi tümör. Kürt, Türk'ün öz kardeşidir, Türkiye'de sorun terör.
Aynı kumaş aynı endik, İslâm bayraktarı dendik, Yedi düveli biz yendik, Türkiye'de sorun terör.
Tasa- kıvanç hep paylaştık, Ayrılığı çoktan aştık, Her düşmanla bir savaştık, Türkiye'de sorun terör.
Yetiştik bir hars, hayada, Yoğrulduk aynı mayada, Sorsak güneş ve aya da, Türkiye'de sorun terör.
Bu toprağı vatan yaptık, Beraber bir tarih yazdık, Ne kalleş oyun bozduk, Türkiye'de sorun terör.
Tuzak kurar tuzak dikkat! Kuyruk acılı çok hilkat, Kılıf diker renk renk kat kat, Türkiye'de sorun terör.
Cilalayan, sedef eden; Bak okuna hedef eden, Dün topuna hedef eden, Türkiye'de sorun terör.
Şer güçlere karşı durduk, Bu devleti ortak kurduk, Kan, can verdik kafa yorduk, Türkiye'de sorun terör.
Çözüm diye düş sunanlar, Şimdiye kadar kananlar, Yürekleri hep yananlar, Türkiye'de sorun terör.
Güven halkın dehasına, İstersen al, pahasına Çıkma inkâr sahasına, Türkiye'de sorun terör... Özcan İşler
Hanımefendi Güleser Hanımefendi bence de çok güzel yorumlamış. Onunla yarışmaya niyetim yok. Cesur yüreğinizi kutlarken Güleser hanımefendiye de tebriklerimi sunayım izninizle.
diyorum ki sevgilim namusu için can verdi dağlarda inceden düşünmezdi kim neden saldı sınıra şirin’in bakışları geçerdi gözlerinin önünden uzaktan seçilen hainlerin yolunda patlatılırdı mayınlar bir araçta kaç asker şehit olurdu
artık kuzu kuzu evde çamaşır, bulaşık, ütü değil işim zamanı geldi, kalkacağım birazdan gideceğim ağzına çarpılıp, sürüklenen gençlerin yanına..
Anlamlı güzel dizeleri çok beğendim kaleminiz var olsun selamlar...............
halk bildiğiniz gibi ekmeği katığa denk getirmenin derdinde bilir misin o, görüntüde eski aşklar meşkler yok onun oğlu şehit düştü askerde yirmi yıldır elinden hiç düşmedi oğlunun resmi bir de Atatürk resimli Türk bayrağı elinin tersiyle siler gözyaşlarını avuç içiyle mezarı okşar
diyorum ki sevgilim namusu için can verdi dağlarda inceden düşünmezdi kim neden saldı sınıra şirin’in bakışları geçerdi gözlerinin önünden uzaktan seçilen hainlerin yolunda patlatılırdı mayınlar bir araçta kaç asker şehit olurdu
artık kuzu kuzu evde çamaşır, bulaşık, ütü değil işim zamanı geldi, kalkacağım birazdan gideceğim ağzına çarpılıp, sürüklenen gençlerin yanına..
2. 3. 2013 / Nazik Gülünay
K U T L U Y O R U M:::::::::: Usta kalemi Çok haklı ve anlam dolu şiirdi okudum Yüreğine kalemine sağlık Yürek sesin hiç susmasın........ Saygılar selamlar..................
Kaleminize duyarlı yüreğinize sağlık Ölen öldüğüyle kalıyor ateş düştüğü yeri yakıyor ve bizler öylesine alıştıkki bu durama artık her şeyi olağan karşılıyoruz hala kış uykusundayız sanki üzerimize ölü toprağı serpmişler veya beynimizin uyuşması için ilaç vermişler gibi gerçekleri anlatan şiirinizi kutluyor saygılar sunuyorum..
En büyük yanlışı içinde bulunduğumuz durumu kanıksamakla yapıyoruz. Artık ateş düştüğü yeri değil bütün ülkeyi yakıyor. Uyanış ve diriliş zamanı. Üstümüzdeki ölü toprağını atmalıyız. Bu güç milletimizde var.
En büyük yanlışı içinde bulunduğumuz durumu kanıksamakla yapıyoruz. Artık ateş düştüğü yeri değil bütün ülkeyi yakıyor. Uyanış ve diriliş zamanı. Üstümüzdeki ölü toprağını atmalıyız. Bu güç milletimizde var.
Yüreğine sağlık Değerli Dost,karanlığın en yoğun olduğu an, sabaha en yakın olan zamandır.Dövüşenler de var bu soğuk havalarda, vatan uğrunda çarpışıp ölen ve bir şafak vakti güneşe gömülenler de.Koynumuzda sakladığımız bildirileri dağıtmaya devam edeceğiz.Şehitlerin yüzü suyu hürmetine ve halkımızın bekası için...
Kara delikden kurtulmanın yolunu milletçe bulacağız elbette. Tarih boyunca sıkıntılı zamanlar olsa da bu millet hep varolmuştur. Bundan sonra da Ata'sının izinde var olmaya devam edecektir.
ÜSTADE; OLA VE DÖNEN OLAYLAR KARYISINDA GÖNÜL EVİNİZİN HAYKIRIŞI BEYAZ SAYFAYA HAKLI OLARAK HARİKA AKMIŞ. YETER ARTIKY YETER DİYORSUNUZ YANİ. HEPİMİZİN GÖNLÜNDEKİ BELKİ TEK KELİME BU YETER... BEKLE GÖR, BEKLE GÖR... BEKLEDİK VE DE GÖRDÜK Kİ BEKLEMEK DE BİR İŞE YARAMIYOR OLAN ASKERE OLUYOR, VATANDAŞA OLUYOR. NEYSE... GÖNÜL SESİNİZ DİNMESİN ÜSTADE. artık kuzu kuzu evde çamaşır, bulaşık, ütü değil işim zamanı geldi, kalkacağım birazdan gideceğim ağzına çarpılıp, sürüklenen gençlerin yanına.. SAYGILARIMLA...
zamanı geldi lakin dış dünya, tek dişli kalmış bir canavar olsa da gözleriyle parçalıyor Türkiye'mi !.. ekonomide güçlü olmasan çıkamazsın mindere.. ekonomiyi çökerttik hep beraber ...hepimizde ahlak yasası kalmadı.kelle koltukta değil koltuk kelle üstünde demokrasimiz bu işte.... bu bizim demokrasi anlayışımız..çalan çırpan bir değil binlercesi....kurumlar devleti dolandırıyor... halk da devleti dolandırıyor.. devleti idare edenler açığı meclisteki vekilleriyle kurumlar adı altında kendilerine göre yasa çıkartarak yasallaştırıyorlar çünkü devleti soymuş zamanında zengin olmuşlar..senin ve benim sayemde ordalar..demokrası gereği kanunlar adeta mecliste milletin vekilleriyle valsini yapıyor . Taaa Atatürkün ölümünden beri ....o zamanları bilenler ve yaşanlarda da zengin yine zengin fakir yine fakirdi...yasayı yapan bizler..hırsızı evinde vurmak yasak bir kere ..ama o onu seni vurabilir serbest sen öl önemli değil ..ancak yatak odana namahrem odana girdiğinde vurabilirsin yatak odası iki bacak arasıda diğer odalar değil.. ne kanun amma..namussuz namusuna göz dikmiş birde yatak adasını açtırıyor namussuza....ne garip değil mi....bir simit çalana sekiz yıl...bir insan öldürene iyi halden sekizin altı hapis..kadına tecavüzde psikoljik dengesi bozulmuş mu yoksa bozulmamış mı tam bir yılda belli oluyormuş kadının ruhusal dengesinin bozulması..bilir kişi(Adli Tıp) raporu gerekli o da paran varsa adamın varsa rapor alırsınla kalıyor.daha neler neler..insanın mayası bozuk olmaya görsün üst kademedeki o güvendiğimiz kişiler canımızı malımızı ve sosyal haklarımızı koruyacaklarına fuhuş çetesinin içindeler...damgaları elinde yaz kızım devlete karşı gelmekten şuçu tespit edildi:)) TC. Adeletine şahsen benim güvenim kalmadı..Terazisi bozuldu..işimiz ALLAH'a kaldı da ..o da adaletini gösterir göstermesine de sabrında yaradan..kulum kendine çeki düzen versin diyor ben nasıl olsa aslınca yarğılayacağım diyor mahşerde Allahtan korkmayan olduktan sonra ne furkan bağlıyor ne devlet..devlet biziz aslında..
yeter galiba buncası..
ve özgürlük bir başkasının özgürlüğünün önüne geçtiğinde özgür olunamaz ilkesi durmuş ve paslanmış..güzel bir şiir temasıyla kalem aktı işte
Tespitlerinize tamamen katılıyorum. Dış güçler keşke gözleriyle parçalasa. Ağızlarına almış düpedüz yiyorlar.
Kurumların devleti dolandırmasına gelince. Dış güçler iç sömürgenler zayıf başbakan ve hükümet istiyor, ellerinde oynatabilecekleri. Bu yüzden iki taraf birbirine girift, gebe.
Ekonomi çökertildi, büyüyoruz yalanları arasında. büyüyen kesim başka. Dışarıyı zengin ediyoruz.Samanı bile dışardan alır, köylünün toprağını elinden almaya çalışıp Sudan'dan toprak kiralarsak bunun adı "gelişen Türkiye" olamaz.
Ne adalet ne de demokrasi kaldı. Bize susun diyorlar. Başbakan da susmaması gereken yerde susuyor ..
Tespitlerinize tamamen katılıyorum. Dış güçler keşke gözleriyle parçalasa. Ağızlarına almış düpedüz yiyorlar.
Kurumların devleti dolandırmasına gelince. Dış güçler iç sömürgenler zayıf başbakan ve hükümet istiyor, ellerinde oynatabilecekleri. Bu yüzden iki taraf birbirine girift, gebe.
Ekonomi çökertildi, büyüyoruz yalanları arasında. büyüyen kesim başka. Dışarıyı zengin ediyoruz.Samanı bile dışardan alır, köylünün toprağını elinden almaya çalışıp Sudan'dan toprak kiralarsak bunun adı "gelişen Türkiye" olamaz.
Ne adalet ne de demokrasi kaldı. Bize susun diyorlar. Başbakan da susmaması gereken yerde susuyor ..
diyorum ki sevgili isterse bıraksın elimizi yarım kalan bildirileri dağıtacağım mecnun’un cenazesi gelmeden askerden özgürlük pankartları kaldıracağım bir sevda yetmez bana gözü bağlı yürüdüğüm cici bir kız olmayacağım
delse de kaza kurşunları kalbimi
çalışacağım bu kara deliğin içinden çıkmaya kim kimden daha ağır hangi makinemsiler ölçecek değişime uğrayacakken fiziğin artık başka türlü kıstıracaklar bizi barikatları yıkarken az geliyor biber gazları, tazyikli sular daha güçlenecekmiş polisler
halk bildiğiniz gibi ekmeği katığa denk getirmenin derdinde bilir misin o, görüntüde eski aşklar meşkler yok onun oğlu şehit düştü askerde yirmi yıldır elinden hiç düşmedi oğlunun resmi bir de Atatürk resimli Türk bayrağı elinin tersiyle siler gözyaşlarını avuç içiyle mezarı okşar
diyorum ki sevgilim namusu için can verdi dağlarda inceden düşünmezdi kim neden saldı sınıra şirin’in bakışları geçerdi gözlerinin önünden uzaktan seçilen hainlerin yolunda patlatılırdı mayınlar bir araçta kaç asker şehit olurdu
artık kuzu kuzu evde çamaşır, bulaşık, ütü değil işim zamanı geldi, kalkacağım birazdan gideceğim ağzına çarpılıp, sürüklenen gençlerin yanına..
2. 3. 2013 / Nazik Gülünay __________________________________________
Herkes içindedir o kara deliğin Gülünay şairim. Hepimiz tutacağız narin ellerinizden, günlük nafakamız sandivüçler misali kucaklarımızda , aydınlığı, cesareti çağıran bildirilerimiz. Herkesin yükümlülüğüdür bu, alın sandiviçler niyetine hem yiyin, hem de yedirip doyurun diyeceğiz. Yollar tutulmuş olabilir, ama çareler tükenmemeli, sabah erken, akşam geç oldu dememeli, güç ve kuvvet varken ilerlemeli, bir an önce kara deliklerden çıkıp, kutsal aydınlığı, bu kutsal topraklar üzerinde doğdurmalı. Yeterince kıskaca alınmışız şairim, daha başkasına gerek yok, zaten ayaklarımızda, ellerimizde vurulu kelepçe mizali kıskaçlar; az zaman sonra dudaklarımıza da vurulacaklar... bunu bekliyor, hakediyor, olmamalı insanlar? Aş, ekmek derdi bitip tükenmez. Esas olan özgürlüğü elden kaçırmamak, özgürlük ve güvenli yaşam gelmeden aş - ekmek hiç gelmez. Hele mutluluk onu sorma, gümüş kanatlı anka kuşunun boynynda asılı kalır, bu hercümerçlerde. Ara ki bulasın cesareti, ezilen insanın dinamizmini, bulup getirsin mutlulukları esenlikleri. Korku diyorum şairim korkular... insanın başının en büyük belası. En başta gereklidir onların yenilmesi. Herkes, hepimiz iyi bilmeliyiz: üstünde yaşadığımız cennet misali onlarca peygamberin ayak izlerini taşıyan bu topraklara, O denli de göz dikilen, binbir belanın rüzgarlarının hep bu topraklarda estiğini, hep bilmeli, hiç unutmamalıyız.
Güzel bir şiir, harika cesur çalışmanız olmuş bu değerli emek ürününüz de her zamankiler gibi. Tebrik ve taktirlerimle selamlayıp kutluyorum dost şairim Nazik Gülünay seni Kemal Polat
Çok teşekkürler, her zamanki gibi beni destekleyen güzel yorumunuza. İnşaallah bütün yurdunu sevenlerle üstesinden geleceğiz bu karanlığın. İstedikleri gibi atlarını koşturamayacaklar meydanlar. Şimdi meydanlar Türk milletinin, Türk kimliğini yok etmeye çalışan, halkını görmezden gelenlere karşı.
Çok teşekkürler, her zamanki gibi beni destekleyen güzel yorumunuza. İnşaallah bütün yurdunu sevenlerle üstesinden geleceğiz bu karanlığın. İstedikleri gibi atlarını koşturamayacaklar meydanlar. Şimdi meydanlar Türk milletinin, Türk kimliğini yok etmeye çalışan, halkını görmezden gelenlere karşı.
bir iki üç derken okullara yığılan bunca mühimmatın oralara nasıl gedliği değil getirildiğini bilmek gerek.BU vatanı kana bulayan satılmışlar gürühünü iyi belirlemek gerek zira istenseydi bir gecede sülalesi deği geçmişi bile temizlenirdi.Çünkü gizli eller onlara yön veriyorlar kardeşim...Maaşlı maşalarımız varya..
İyi geceler Nazik üstademiz. Ülkemiz sorunlarından yüreklerimizi kanatmakta olanları dile getirmişsiniz. Bu güçlü yüreği içtenlikle kutlarım.Çokça selamlarımla...
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.