3
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
1761
Okunma
ARDINDAN
Dağların ardından doğarken dolunay
Duvak olurdu bir beyaz bulut
Sisli bir yüz görümlüğün düşerdi göl kıyısına
Daralırdı ay ışığı sığ suların sesindeki sensizliğe
Fırtınanın ıslığı süpürürdü o vakit sokakları
İnceden kayan küçük yıldızlarda kalırken düşler
Düşerdi şu batan ellerimden düşlerim üşüyerek
Titrerdi şubat batarken anılar eskinin güneşinde....
Savrulurdu rüzgarın saçlarında akşam
Esmer tenli bir geçmiş
Ramak kaldırdı bir bahara dokunmaya
Gecenin kara nefesi çekilirdi derince
Simsiyah mazinin üstüne
Bahar desenli bir öykü örtülürdü üzerine
Hercai menekşe kokusu rüyalar
Takılırdı hep duvar takvimlerine
Kelebek mevsimli sevmeler çırparken kanat
Don tutardı zaman kururken dudaklar
Sonrasında susardı şubat kalakalırdı hep eskideki o zaman...
5.0
100% (6)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.