3
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
1022
Okunma

RIHTIM...
DENİZCİ SEVDASI
Az sonra kaybolacak türkü yüklü gemiler
Kara sevdasındaki tüm tayfalar ayrılırken kıyıdan
Boşalan rıhtımlara konacak hüznün habercisi martılar
Suskun dalgalar çığlığını kayalarda parçalayacak
Küçük balıkçıl kayıkçılar da açılacak koyulaşan denize
Nemli kirpikler sallanacak kıyıdaki kadınların bakışlarında
Oğlu kızı anası yosunlarla bir olup kucaklaşacak…
Ekmek kokulu bir bekleyiş çalkalanacak fırtınada
Kıyılardaki evlerin sac çatılarına düşerken iri damlalar
Gemici düğümüyle bağlanacak çocukların boğazındaki lokmalar
İki istavrit üç çupra çırpınsın diye sandalda
Belki karın da doyuracak dibindeki hamurlu teknesinden çekilen
Çile fırtınası lodosunda çalkalarken kara suları
Saymıyorum ıslak kanatlı martılar uçurum kenar duruşlarını
Puslu havalarda kırıldı pusulalar suskun
İbreler iskele alabanda
Güverteler bahardan kalma kelebek ölüleri
Ve denizci türküleri hep yosunlu
Ağarmayı bekleyen akşamlara takılırdı ağlarındaki karanlık
Yorgun forsalar ve küçük kayıklarındaki balıkçılar
Karaya yazılırdı sevdalar denizin en ortasında
Gri bulutların derin şimşekleri düşerdi saklanırken balıklar
Yağmurlar fırtınayla deşerdi gemileri batırmaya
Şişe içindeki mektuplar yıllar sonra vururken kayalıklı kıyıya
Mahpus kalmış sözler hep biraz nemliydi dehlizindeki gibi
Kumlar kıyıda deniz çekingenken bir şafak vakti
Bulutu yırtan güneş suskundu sahile vururken gölgeler
Kaç balıkçıl aşklar öldürdü kendi içinde karşıdaki kadınlar
Gemicilerin öldüğü bir mevsimdi kış öncesi bir aralık
Her şey üşürken denize düştü tüm yakalanan balıklar
Yanarken sobalarda bekleme ümitleri
Hep ıslak kaldı bekleyen analı kızlı oğulların gözleri…
Deniz ıslandı yakamoz geceleri yorgandı
Derin bir özlem balıklara yataklık ederken
Vuruldu,kondu hasretiyle tüm yaralı martılar rıhtımındaki limanlara
Hepsi hep bekleme endişesindeydi çalkantılı deniz durulurken…
5.0
100% (7)