3
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
979
Okunma
BU SEFER ÖYKÜSÜ YOK....
PUSU YEMİŞ KARDEŞLİK...
Bir hilalin yakamozları düşüyordu dağlarımın yamaçlarına
Gece çöktükçe çöküyordu sırt çantamın üstüne
Kumanyam oluyordu gök kubbemdeki yıldız
Mataramda memleket kokulu ıslak mektuplar
Süngü takmış sabahlarıma karışırdı şafaklar
Gökte bir kızıl çizgi üstüne takılı bir yıldız
Hançerli bir üç beş nöbeti bitimiydi işte
Daha az önce çıkıp tozlu patikadan sığındığım siperimdeydim
Islak şarjörlerimi koynumda kuruturken
Anam kokulu satırları okudum bir yanımda yar resmi
Perçeminden bir tutam kesmiş de yollamış nişanlım “Hatice m”
Çavuşum görmüştü yanağıma yalandan düşmüş yağmurları
Harbi bir yağmur yağıyordu çamura kesmiş yerlere
Çakan şimşek korkusuz düşerken mil çektim uykularımın gözlerine
Teskere sonrası çavuşum oğlunu ben “Hatice mi” öpecektik
İzli bir mermi son karanlığı bölmeseydi eğer
Pusu kurmuş gecenin son demi delmeseydi yüreğimizi
Daha çok şey diyecektik can siper hane
Koğuş dolusuydu gardaşım uykudaydı
Henüz sabah düşmemişti pencereden içeri
Kurşun saçımı bir hayat yanımızdaki nehirden akadururdu
Biz duramazdık toprak su isterken yeşermek için
Kınalı kuzular döküldü çimenlerin köküne
Önce sol omzumu sıyırdı sıcağındaki bir mermi
Alnında bir yetim yazılıydı çavuşumun
Durdum kendime kızdım açtım göğüs kafesimi
Nefesim daralmasın diye saçtım her şeyimi
Yanımda yatarken bir oğul sevdalısı saymadım kendimi
Yaralandım vurgun yemiş çatışmaların ortasında
Göğsümde şarapnel parçası dilimde besmele
Taştan sekme kurşun düşmüştü sineme
Paramparça çatışmalar çoğaldıkça yankılandı sesler
Vadi yankılandı şahadetle….
Baskın yedik dün siperdeyken çavuşumla
Avuç dolusu genç gardaşım taranırken bir karakolda
Sancağımızdaki bayrak yiğitçe dalgalıydı
Toprak anam koktu ben de su kattım kendimce
Çatışma sonrası bir çığlık dolandı ağıtlara
Ben duydum onlar duymadı söylediklerimi
Bir terhis sonrası yollanırken memleketime
Üç tabut iki bayrak vardı musallada
Biri tertibim biri oyun arkadaşım Musa…
Memleketime ihanet salanlar almıştı Musa yı
Oysa ne çok onunla oynamıştık misketlerimizle
Şimdi kanlı terli bir toprakta yuvarlayacaktık mavi misketimizi
Toprağı kana doymuş bir coğrafya bir daha sulandı
Tarih Osmanlı kadar aziz çınar kadar büyüktü
Gömüldük aynı topraklara aynı kanla
Biz kadar kimse bilmedi aynı yerde yeşerdiğimizi
Biz tarandık
Hep gencecik saçlarımıza limon sıkarken yaşımız
Karakollarda dağlarda bayraklarla suladık toprağı
Kan dökümlü yağmurlarla
İhanet bize göz yumanlardaydı
Hakka hak verildi de
Helalimiz asılı kaldı taşınırken omuzlarda tabutum
Önce toprağı sonra anamı bir de yar gibi sevdiğim bayrağı öptüm
“Hatice m” buluşmak varmış bir zaman toprakta
Ama sakın erken gelme sen
Çavuşumun oğluna kına yakıp öyle gir koynuma….
Her yanımda kurşun yarası bir delik
Toprak kana doymuştu göğsümde bin çiçek açarken
Vurulduk…
Bir toprağın kucağında uyurken çocukluğumuz….
Ağladı ağıt biz sustuk ama ölmedik
Bir bayrak beşik… bir vatan yataktı uyumak içindi…
Sustuk konuşmalar boğarken sesimizi
Oysa çok şey söyleyecektik ölmedik ki sadece sustuk sadece sus……
Toprak koksun
Vatandaki sallanan dinmeyen bayrak gölgesine..
Uzandık sadece gözlerimiz açık….
5.0
100% (3)