29
Yorum
18
Beğeni
0,0
Puan
1661
Okunma

hiç istemezdik gölgemizden çıkmayı
birleştirmeyi başka gölgelerle
çünkü erir giderdik arada
sevmezdik kaybolmayı
bilmezdik ki gerçek aydınlığı
oyuncakların kırılacağına
akıl erdiremezdik
attığımızda parçalanacağını
oyunları sürdürürdük
ve büyüdük
bütün gölgelerimizi koynumuzda saklayarak
ya da
gölgeliğin giysisini soyarak
kendimizle başbaşa kaldık
el salladığımız yolcular gördü mü bizi
gözlerinde bıraktığımız
masmavi düşlerimizdi
onlar da sakladı mı acaba
bir gülüşün pembe dolgularını
bir kıyısında kalplerinin.
bir el gölgesini sakladılar mı sayfalarında
titrek çizgilerle çizilmiş
varlığın simgeleri
bir çıktık gölgemizden
bir daha giremedik
eskiydi, dardı, çocukçaydı
bizi bırakmayan özlemler
yeniden biner miydik dönme dolaba
bütün rüzgârları başımızda eserken çocukluğun
sevinir miydik yaşadığımıza sonra
baş dönmelerimiz geçince
büyüdük
uzaktan el salladık gölgelerimize
buruk bir gülümseme dudağımızda
böyle olmayı istememiştik
trenler kayıp giderken
çuh çuhları bizdendi
Nazik Gülünay