16
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
2092
Okunma

hava serinledi
dolunay var ellerinde gecenin
rutubet kokulu
sayfaların üstüne ağlayan
düşlerim mi
düşüncelerim mi
içime gizlediğim dizelere
soruyor kalemimden düşenler
sessiz sessiz
ninni söylerken
tetiğini çekiyor hasret ezgileri
kamçısı yelkovanın kovalarken
kendini
acıtıyor tenim
gölgelerim
ağlıyor kefen rengi duvarda
kanını akıttıkça
karanlık
yüzüme
her yeni gün bir virgül atıyor akrep
noktayken diliminde zamanın
ölüm ile yaşam arasında ben
aşk kaçak
yolcu içinde hasret gemisinin
dayanıklı yüreğim
sevda kıyılarında
hayatın alaborası sürüyor hâlâ
acı tatlar süzülüyor
dudaklarımdan
saçılan saçmalarla yaralandı
bir kuşkanadında şafak
çelikten kafese kapattım
ölürse yeniden
doğar mı ufuk bilmiyorum
boşluğun
asık yüzü döktükçe içini
öksüz
kapılarım çarpıyor görüyorum
ateş kuşları binlerce
etrafımda dönüp duran pırıl pırıl
parlayan dokundukça acıtan
bu yüzden
cümleleri renklere sarıp
sarı benizli
avuntu yumağına
kâğıttan tebessümler giydiriyorum
şehrin yüzünün içinde
maskeli
çıplaklığımla üşüyorum
bu ağır yükü
avuçlarım tartmıyor
uyku ile gündüze sıkıştı ruhum
yeniden mayalanır mı
düşlerim belki
sancılarla kıvranırken benliğim
sanmıyorum
kundağa bağlayıp hayalleri
sımsıkı sıkmalı mı günü
o zaman belki
büyümez hüzün can eşiğinde
değil mi?
Blackless
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.