23
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
2404
Okunma

akıl delilik seyrüseferinde
göğsümde bu boşluk dolmadıkça
lafta kaldı bak yarınların
nicesi susuyor şimdi
aniden kırılan can sesleri
nazar kuşları saldırmış dediler
gözlerimde yaranın izleri
kuşatılmıştı oysa benim sevdam
gözboncuklu gök muskalarla
nasıl buldu bu kuşlar bu başı
dökülürken kurşunlar kafamıza
bilirim fayda etmez karıştırmak kül yığınlarını
can kırığından kalan cam kırıntılarıdır dağlayan
çocuk yaşta yaşlanan avuçlarımı
sabahları tan yeri atmadan gözünün çapağını
dolduruyor içimdeki boşluğu bir deli rüzgar
desem ki sanki Mevla’mın gazabını taşıyor
sebebi belirsiz ziyan zulüm saçıyor
sellerini boşaltıyor serin güz akşamında yağmurlar
iniltiler çağlıyor bu kentin dar sokaklarına
yıllara meydan okuyan çınarların kökleri
biz gibi sürükleniyor çamurlu sularda
aşkı doğurmuştu oysa gönlümüzün kelebekleri
emzirip sabır sütüyle beklemiştik büyümesini
tırtıl olup alırken bu acımasız güzelliği
zerdali çiçeğine düştü sevdamın ölüsü
kelebekte isterdi en az güvercin kadar yaşamak ama
alın yazısı kaderin önüne geçilmiyor başladığında
söylenilmeye umutsuzluk türküleri bitmek bilmiyor
allaha ısmarladık gönlümün güzel çocuğu
bekliyorum dinmesini kasvetli zamanın
elbet sarılacak bu gün kanayan yaralar
ve bende diyeceğim
geçiyor aklımdan biri o eski sevdalardan
Blackless
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.