9
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
1297
Okunma

Paslıydı yelkovan ve zaman durdu
Gidişindeki yokluğunla boşaldı oda
Takvimler tozlu yapraklarıyla kaldı kopartılmadı
Kopan şeyler varken içimde dokunamazdım hiçbir şeye...
Bir boşlukta sarkan gözlerim kusuyordu
Uçurum oluyordun
Kan damlıyordu elime,
Sözsüz(öksüz) tek kişilik bir fotoğrafa bakarken...
Vuruluyordum sol yanımdan
Düşüyordu titreyen dizlerim yere secdede
Haram kılınmış uykular ve sabahlar
Vuslat arka bahçemde büyüyordu...
Benim büyütebildiklerim başka şeylerdi senden uzak
Yar hasreti tahta beşik sallanışında gıçırtılı
Ha dokunsam ağlayacak çırpınacak
Figan ninilerim acı türkü söyleyişlerimde...
Katran geceler emziriyordu hasretindeki beni
Hatıralar tuzluydu dökülürken yaralarıma
Acıtmıyordu ne yüreğimi ne gözlerimi
Ben bende değilken, acıyı yoldaş eymişken (kendime)...
Büyütüyordum işte, içimde acı soğan gülüşleri
Dünlü düşlerimize karışıyordu ucuz şiirlerim
Gelişi güzel rast gele savrulmalarındaki ruhlarımıza
Geriye kalan tek şeydi kurumuş begonyan...
Kurutulmuş güller....
Büyütülmüş özlemler...
Uzarken zaman en çokta geceler uzuyordu
Baharlar bana kar getiriyordu
Kokundan uzak açarken açelyam....
Kokun,sesin,tenin, düşlerin.... düşüyordu kırağı çalıyordu başımdan aşağı
İşte o an yinede canım hiç yanmıyordu
Yalan söylemeyi öğrenmeye başladığımda
Seni Hiç Özlemedim diyemiyordum işte....
5.0
100% (7)