8
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
1256
Okunma
dikleştikçe harfler beyaza
daha devrik düşermiş heceler beyaza
aşk konuşamazsa hani
yazarmış kalem ehli, bürünür ihrama
daha da yanaşırmış dil ikrama
bir romanda okumuştum
suskunsa telaşlar
aşk solurmuş kapıda
bir yanın açık uyu bugün olur mu
içimde kuşlar uçuşuyor ben sustukça...
desem mesela y a z şimdi!
çıplan, yitik tenden soyunur gibi güzleri
deyiver kırıp içini mesela, fesatça
hadi oku içimdeki gizli parantezleri
sök al beni fısıldar tebessümlerle
şehlası petek renkli pırıltılarla
bir gül uzatır gibi titrek ellerle
bir galaksi bahşeder kuvvet, meleksi buselerle
bugün pazar olsun mesela
sen ertesi...
ben s e v i olayım mesela
sen y o r u m la!..
kımıldadıkça vursun ayaz koyaklarına nefes
hem tam isabet alması gerekmez dille
yeter ki allanmış olsun, yürekten şuh pille
bilsen mesela
bir buse ne acılar yok eder, kafesler
bir baldıran fısıltı kaç dünyaya bedel
harlanırsa hele düşten ıslanmış dille
çok bir şey değil istediğim
razıyım kırmızıyı sevdiğin kadarına bile!
zaman arsız bir küheylan gibidir
aşk, heceye düştüğünde kör
cümleye geldiğinde sarhoştur!
ve unutma
güller hep bugün güzelliği giyinir
ne geleceğe acıkır ne düne toktur
ve toprak nasıl konuşursa içinden bir çiçeğe
ki ; tomurcuğun yarını da yoktur
geciktikçe zaman
hani daha çiğ/dem dökülür ya gelincikten
bir kar yağar da anlatılamaz hani incecikten!
ToprağınSesi
.
5.0
100% (15)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.