6
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
1002
Okunma
başladı konser ve sessizlik!
.
.
.
ağır bir parafin kokusu hakim!
bir beyazlık
yaşam cilası kaybolmuş opak yüzünde
hiç iz bırakmamış mahir melek!
hastahane koridorlarından berbat bir belirsizlik
boğaz kimsesiz, boğaz delik deşik!
her an fırtına bekler bir tedirginlik!
neden seni hep gülerken hatırlarım desem
saçma olur içime
içine veciz bir otuz yıl yaslanır oturur kolayca
o kadar badireye mertek olduk ki
sesimi uzatsam tırmanmışsındır her defasında
kedi tılsımı var derdim sende
kendi acizlik tanımlamamdı o asıl
her r/esimin çirkindi senin hani güzel çocuk
kıskanırdım...
hayat sevincinden yalın ayak hissederdim hep
seni taklitten gelişti komiklerim
hayat nanik tafra tutmazdın
solfejine kuruluydu en başından neşe
şimdi öykünür tonda bir bitkinlik!
hayat konçertosunda yalnız bir gitar
hiç tanımamış telleri, derde kederden elemine
neden gülmüyorsun şimdi çocuk
hiç mi düşünmedin
terk başına nasıl olur yalnızık
nasıl dayanır kaybederse insan bir elini
nasıl kambur durmaz Toprak bunun elemine!
sana dik bir şiir sözüm vardı bu an için
lâkin lafı lafzından zormuş biricik
ellerine değmeseydim keşke
üşüdü içim kumrularından ses yok
sesimin buğusu teskin içerse de
bir dağ devrilmiş içimde ovalarla bir
sevinmeli mi yine de ki; yağmura denk gelmiş
denize düşen damlalar sayılmıyor şükür
nasıl bir hamiyet bu
bu muydu davadan el çekmek gülüm
bedava yaşamaktan sıkıldın demek
firketeyle bile kazırım süresi ne olursa
gel hiç dememiş ol
nasıl yazılır nasıl denir, yüzü buz mermere
hayattan emekli oldu onuruyla! Erdem’iyle!
sustu çalgılar
sözümdeyim yine de
hava yağmura gebe!
bitti konser ve...
dağılın, susun artık
başladı
konserve sessizlik!..
ToprağınSesi
.
5.0
100% (9)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.