9
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
1514
Okunma

nasıl bilebilir insan
lime lime nehirlere böldüğü bir denizin
taze filizlere zerkettiği acı liman sirenlerini
hangi ressam renk uydurabilir
gözbebeklerinin indisine paraf vurulmuş ışığın hikmetini
hangi sarraf bilebilir
kapalı bir kutudaki ziynetin değerini!
doldurulabilir mi ozon yırtığının nefesi
iki çevrecinin salgıladığı yeşil tükürükle
durdurulabilir mi imi yontulmamış nihilist bir heves
panzehiri aslında kendinde olan! söğüt gölgesiyle!.
gidebilir mi bir araba pas tutmuş teker izleriyle
kırılmışsa dingili menziline!
hangi ecdadın sözleriyle
tarife koyulur da anlatır bir şair
yutkunduğu boğazın atasözlerini
ne bilir boş bir yatak
üzerine yüklenen fi(i)llerin sessizliğine
hangi renk çarşaf örteceğini...
kocakarı ilaçları fayda eder mi
üflemeyle tolere olur mu panzehiri solmuş sıtma nöbetleri
hangi falcı senden iyi bilebilir
hangi akıllı giyer senden başka yüzüne
bu hesabın rencide renkli kırmızı sevda eteğini
kim ödeyebilir
insan sayılanlara takdimli
-derdi değilse telaşı durulsun en azından_
teyemmüme sancılı pazar kirpiklerinin tatil günü fazla mesailerini!..
durdurabilinir mi
şekerden yana zaten talihi bozuk!
ve kanama tablosu fillerden eski
yüksek irtifa çarpıntılı şifa nöbetlerini
durdurulabilir mi üflemeyle hemofili kesiği!
durur mu
çeşmesine dayanan ağzın aşk nefesiyle şebeke musluğun tazyiği
söylesene
doyurabilir misin hem o kanamalı çarpıntıyı, hem o fili!..
ne durdurabilirsin ne de doyurabilir
benden söylemesi...
durduralamaz ne gitmesi ne de kalması bir denizin
yürür kimseye aldırmadan, kaybolur firakın girdabında
ve asildir
ateş çemberindeki akrep gibi!
_kurtulamazsa sokar kendini hani_
salar kendini sessizce kollara o vakit, boğar sesini!
ve sormaz hiç bir gölge! üzerine izinsiz basanlara
nereye, neden, niçin gidersin!
dikişsiz yaraların müşteki failleri /kobayları gibi
tehcire yazılı _sözümona_ aşk masalları katilleri! gibi
kahramanları ölmeyen filmlerinin vurdumduymaz dublörleri gibi
_korkma artık usta! vurdum duymaz!_
gidenler üzülür en çok oysa kalanlar değil
ve
en çok bağıran da canı en çok yanan değildir üstelik..
.
.
.
durduralamaz ne gitmesi ne kalması denizin
nihayeti miadından vurulu o zoraki yaftadan kurtulamazsa!
durdurulmazsa işte acil frenlerle o kolların s a r m a l ı !
o vakit çekilir kanı denizin yakamoz ısırığı derinlere
kaybolur, bir ayın ışığı bilir bir de martılar yerini
ve imzasız bir merdiven kalır sana tediye niyetine
çiğnenmiş sahillerin sol cenahında
tam denizin toprağı öptüğü yerde
ezberine çakılı sahipsiz bir şiir!
konuşursun yalnız nehirler gibi deltalarınla!
ama bu kez kollarınla değil benliğinle
ve parçalanmış zehir diliyle!
.
..
...
...
....
dur! durulmazsam bir müddet daha o zaman!
dur durulurum bir müddet sonra
dur ne gitmesi!
dur!..
.....
....
...
..
.
ben/deniz
.
5.0
100% (11)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.