15
Yorum
11
Beğeni
5,0
Puan
1947
Okunma

Hayatla dalga geçen bir balerinin
saçlarına tutunup özümsedim hayatı
kuşların sağanaklarını severkenNevzat KONŞER
günün tılsımlı ezberi geçerdi köprülerden
her su uğultusundan bir hikâye
her hikâyeden bir yaşam tortusu çıkar derdi annem
dörde beşe bölünmüş söylencelerle
matematiğin yarattığı saflığa dokunarak
aşkın ve ayrılığın denklemine tutunurdu insan
saatler freni patlamışçasına küfürlüydü
ve ağzımda imlâsız bir boşluktu zaman
asfaltların izini silerken fütursuz kaldırımlar
kaldırılamayan bir kuraldı aşk
kuralsızca çiğnenen öylesine eski
ve bize eksik anlatılan
nereye dönsem aklımda o yönsüz gürültü
sanırım şehir bizi arkadan vuracak
akşam sirenleri, gri duman, insan seli
arasında bir ‘of’ kadar boşluk
doldurulamayan şeylerin yarasında
pişmanlığın dudak izi
keşmekeş tadıyorum seni gönlüm ağır
dilim yeni çıktı kavgalardan bağışla
ruh oyununda iki sihirli taş isek seninle
ya da çizgileri silik birer yazgı…
kırık bir zebercet fısıltısıdır kulağımıza
göğün otağından düşen
muştusu bir ölüm kadar solgun
sorarsın belki de bir boşluğun odağında
yalnızlığı neden çok sevdiğimi
-insan en yakınlarını sever sevgilim-
ben bir balerinin saçlarında tutundum hayata
onları hiç kesme olur mu?
5.0
100% (21)