1
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
2323
Okunma
Aylar sonra uğradım, gül ektim bahçemize
Neyleyim, sahillerin yağmuru çok, kışı az.
Hayaller kurgularken, sonra ne oldu bize?
Zaman geriye sarmaz
Su misali peşimden akmadın mı Gülbeyaz?
Efsunlu çiçeklerin kokusundan mı bezdin?
Yaylanın çimeninde ceylan gibi gezerdin.
İkindi güneşinde gök mavisi gözlerin
Niye halden anlamaz?
Yakarken yüreğimi, yokladın mı Gülbeyaz?
İbrişim kuşağının motifleri mi soldu?
Gocuğunu atanlar, samur kürkü mü buldu?
Kolların inci boncuk, bağrın cevher mı doldu?
Zaten rûhuna uymaz
Gümüş gerdanlığını satmadın mı Gülbeyaz?
Kaç yıl oldu, fikrini hala anlayamadım
Yaldızlı masalların büyüsüne mi kandın?
Dertlerin buçuktu da, şimdi çeyrek mi kaldı?
Çocuklar bile kanmaz
Reklamlara şevk ile bakmadın mı Gülbeyaz?
Gamzeli yanakların alev alev yanardı
Güncel fotoğrafların, kimse tanıyamadı
Emektar, garip anan, yine kınayamadı
Selamlarını almaz
Vakte kadar bir dua bekledin mi Gülbeyaz?
Emektar tekneleri, parça parça sökülmüş
İsli kalıntıları, bir hendeğe dökülmüş
Yıkılmaz pehlivandı, Avni dayın da çökmüş
İşitir, lakin duymaz
Yalnızlığın kahrını çekmedin mi Gülbeyaz?
Roma’nın caddeleri hep yokuş mu çıkıyor?
Gâvurun veletleri, yan gözle mi bakıyor?
Haşarı, zalim baban, gider, vururum diyor
Âlim olsa uslanmaz
Tabancanın kulpunu sökmedin mi Gülbeyaz?
Temel tahliye olup, mehterle düğün kurdu
Mahallenin yamaçları ehli fındıkla doldu.
Yarenlerine nispet, Fatma valide oldu
Kıskananlar duyurmaz
Akşam bültenlerine, bakmadın mı Gülbeyaz?
İşçi, köylü, emekli; baronlar bizden küstü
Avrupa macerası, kırk beş yıllık öyküsü
Bir de senden dinlesek Sezar’la Brütüs’ü
Mızrak çuvala sığmaz
O kapıları hala çarpmadın mı Gülbeyaz?
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.