20
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
1152
Okunma
çook uzaklardan sana geldim
aç kollarını, sar, büyük beyaz kanatlı kuşum
alınası bir selam sızıyor gözlerime her yerinden
sular seller gibi hayat akıyor özlemime
cümle kapısından geçtiğim dünya başka
sen başka tat, başka bir dünyasın bana
tutuk/lu kaldı dilim, gözümdeki varlığına
dilimin yokluğuna, şamar vuruyor elim/in açlığıyla
içim içime sığmazken, bir kırılma noktasındayım
damarlarından çekilirken suyu, bir yaprağın hali bendeki
a b c yi yazamadan d e yi yazmak gibi bocalamaktayım
yoksunluğumu sürüyorum taşına toprağına
yüzüm gözüm bulaşsın kokuna
bir kelebek dansında düşerken ezgilerin kulağıma
şükürle öpüp, alnıma koyuyorum her halini
/ey ruhum, ikinci bir emre kadar
askıya alıyorum bütün hüzünleri/
sen damlıyorsun, senden sevinçler doluyor yüreğime
sen misin/ bu/sendeki ben miyim ?
bir mühür gerek kendi kimliğime...
gözlerimde bayramlık sevincim İstanbul’um
şen şakrak seni giyiniyorum
Beşiktaş vapurunda halaya duruyor kelimelerim
tütünsüz tütüne sarıp çekiyorum seviyi
ciğerlerime doluyor şifâlı soluğun
kokunla yıkasın diye, rüzgâra veriyorum yüzümü
kalkıyor üzerimden kara büyü...
ümidin duvarı sağlam şimdi
tırman tırmanabildiğin kadar diyorum kendime
sen aşksın aşk
zamanın her zerresinde doyasıya yaşamalıyım seni
sen memleketim/yurdum/hasretim
anladım ki, sende yanıyor gözlerimin feri....
Hâdiye Kaptan
İSTANBUL 20 Eylül 2010
c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.