21
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
2823
Okunma

gölgelerin peşinde koşmaktan
kendimi unuttum
gelmek için çok geç
gitmek için çok erkendi
biliyorum
erken yaprak döktü akasyalar
bağışla beni
yoruldum yar
ç/alıntı bir iklimdi
bu masal
sensizlikle başladı
bensizlikle bitti
bu gece yollar sana uzanabilirdi
bu adam yüreğindeki sevgiyle
çalabilirdi kapını
geceyi bombalamasaydı birileri
şimdi enkazın altındakilere
ağlama vakti
İsa İnan
.....................Deniz’e
’ Kurbanlar düş kuramaz ’ / Hasreti isa
yüzümde bir kadın ağlarken soldu mevsimler
gün büyür
sığmazdı kefenlere
uzak bir rıhtımda
yüklerken gemiye yalnızlıklarını tayfalar
ben düşmüşüm senin derdine
öncesi isyan
dalga dalga köpük
köprüler yıkılır
yarınlar teskere alır titreyen teninden
her gidişin
dönüşlerini unutur yüzümde
sömürge gözlerinden süzülen yaşlarda kaybolurum
dilim dönmez olur şiire
kalmakla kanayacaksa karanfiller
varsın korkak desinler bu gidişe
İsa İnan
dört haziran iki bin on / gün kızıllığını giyer üstüne
bakır renginde bir dolunay kuşatır akşamı...
Not: Bu güne kadar şiirlerime analık yapan ninniler söyleyip
masallar okuyan ve onları yuvadan uçuran Deniz Hanım’a sonsuz teşekkürler.
5.0
100% (18)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.