4
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
1386
Okunma

Erken inen bir akşamda
doğmayacak bir sabahı kucaklayarak,
yitirdiklerini katıp ardına
yitirilen oluyorsun yine.
İşte o zaman,
içerden içeri büyüyen bu yalnızlık
dört mevsime, saatlere bölünen bu yalnızlık,
tevekkülle çekilir gelir sana.
Gitmek için yerlerde vardır, bahanen de;
fakat neyi değiştirir bu
senle götüreceksen ,
ömründe çürüyen bu umut harelerini.
Evlerin damları beyaz,
yollarda parça parça ayak izleri;
sessizliğin içinde puslu bir sokak
uzanır kalır önünde,
yok hiçbir yerde seni sarıcak
huzurun elleri.
Çünkü ardında biriken enkaz
önüne geçer sert esen bir rüzgarda;
hislerin ve sözcüklerin ardındadır özümsediklerin,
sen söylemesende o çıkıp söyler belki,
o işte, öyle biri;
seni sarmayacak huzurun elleri...
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.