4
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
2619
Okunma

ilkbaharla seyrelerek geldi,
çocukça sevinç ve merakla,
yeni umutlarla taradı saçlarını
ısındı yüreği kara sularıma,
bahar sonrası yazdı
sarışınlığı
adı çiğdem...
gündönümü şafaklar
getirir kaygısızca soluğunu,
ben nicedir suskunluk büyütür
yalnızlık ekerdim kuytularda,
yurtsuzdu bakışları suskunluğumda,
körleştik anlamadan
adı çiğdem...
kamburu çıkmıştı şimdiden yaşanmışlıkların,
acısı derinde birçok aşkın
izlerini silmeye çalışıyorduk ikimizde.
ne nihayet ellerimiz değmesin birbirine
yırtılıp, kırılacaktık sevincimizde,
o bunu görmüyordu yinede
adı çiğdem...
beyazlığı nasıldı hâlâ hatırlarım,
yüzünden okunurdu saflığı yaşamının,
korkusuz bir bedenle gelmişti -tutamadım.
bulaşıcaktı berraklığına katranlaşan kanım,
oydu sonrası korkum ve pişmanlığım
o bunu bilmiyordu
adı çiğdem...
geçti zaman, geldi zaman,
acılarla büyüttüm kuytularda yüreğimi,
çığlığımı saldım geçen günlerden
geç kalınmış bir aşkın külleri savruldu yerinden,
döndüremedim ne yaptıysam zamanı yeniden,
ömrümce bekleyeceğim o kızın
adı çiğdem...
5.0
100% (2)