41
Yorum
9
Beğeni
4,3
Puan
6655
Okunma

İdamlık urgan gibi yeşil dalın boynumda
Sen sevdaya sevdalı bense hasrete aşık
Hazan geldi solarsın elim kaldı koynumda
Vuslat var mı yakında susma söyle sarmaşık
Her bahar yeşerirdin umut dolu gönlüme
Neşe hüzün saçardı gözündeki tek ışık
Sensizlik acı ama benzemiyor ölüme
Birden boynun büküldü neden öyle sarmaşık
Hazan hüzün getirir gözlerin doldu yine
Bir günlük saltanatla sen gitmeye alışık
Ne kadar da mutluydum gitmek senin neyine
Veda zamanı yakın hayat böyle sarmaşık
Sen gidersin gelirsin geçse bile zamanlar
Ben gidersem dönemem kural böyle karmaşık
Hasret ölümden beter ancak yaşayan anlar
Son defa sarılalım yaklaş şöyle sarmaşık
Afet Kırat
Çözümlemesi
Ses tabakası: Dört birimlik bu şiir dörtlüklerle yazılmış. 7+7 hece ölçüsü kullanılmış. Şiirin uyak örgüsü ilk bakışta abab çapraz uyak gibi görünse de birim içerisinde birinci ve üçüncü dizeler ayrı ayrı kendi aralarında uyaklıyken, birimlerin ikinci dizeleri birim sonlarındaki sarmaşık sözcüğüyle uyaklı, yine birimlerin son dizelerinde sarmaşık sözcüğü uyak olmaktan çıkıp redif görevini yükleniyor, bir önceki sözcükler olan söyle, öyle, böyle, şöyle sözcükleri uyaklı sözcükleri oluşturuyor. Şiir iç ahenk yönünden de çok zengin, neredeyse her dizede ünlü ve ünsüz tekrarlarına rastlamak mümkündür. Örneğin “Sen sevdaya sevdalı bense hasrete aşık” dizesinde 7 tane “e” asonansı, 5 tane “s” aliterasyonu kullanılmış. Bir başka “sen” ile başlayan dizede “Sen gidersin gelirsin geçse bile zamanlar” derken de 6 tane “e” asonansı, 5 tane “i” asonansı; 4 tane “s” aliterasyonu kullanılmış.
Anlam tabakası: Başlığın da etkisiyle ilk dizeler, hatta belki ilk okuyuş; sarmaşık bitkisine, onun masmavi çiçeğine yazılmış bir şiir izlenimi veriyor; oysa bu tülün altında bir hasret var. Hasret belki pişmanlığı da içeren bir arama durumudur. Karşılığı özlem değildir; çünkü özlem duyulur, hasret çekilir, insanı yaralar. Şair, hasretin ölüme yakın olma durumundan da söz etmiş. Sırlarla dolu bir iç dökümü var sarmaşığa. Altındaki derin anlamlarda ise bir yoruma göre sarmaşığın bir si mge olduğu kabul edilebilir. İlk birimde hasretlik karşısındaki çaresizlik anlatılmış. İkinci birimde sarmaşık şiir kişisinin çocukluğunun ve gençliğinin geçtiği evini ve içinde yaşayan ailesini temsil etmiş. Üçüncü birimdeki “Ne kadar da mutluydum gitmek senin neyine” dizesiyle şiir kişisi evden ayrılışıyla ilgili pişmanlığını dile getirmiş. Son birimde bir sitem var. Kimileri için gidip gelmek normalken, kimi için gitmenin geri dönüşü olmaz. Şiir kişisi üzüntü, pişmanlık, hasret duyguları içerisindedir. Hasretin devası ise kavuşmaktır. Bir vedalaşma da var son dizede. Muhakkak ki farklı okumalarla şiiri daha başka şekilde yorumlamak da mümkündür.
Obje tabakası: Şiirin temel objesi hitap edilen sarmaşık ve hitap eden şiir öznesidir. Urgan, dal, boyun, göz gibi yardımcı objeler de vardır. Adı söylenmese de çocukluğun ve gençliğin geçtiği ev de şiirin objelerindendir.
Karakter tabakası: Kırat, neredeyse tüm şiirlerinde 7+7 hece ölçüsünü kullanır. Bu ölçüyü tam, zengin ve cinaslı uyaklarla örer. Hece geleneğinin şairidir. Şiirlerinin uyak örgülerinde farklılıkları dener. Dolayısıyla şiirlerin dış ahenginde bir baskınlık vardır. Bu baskınlık kimi dizelerin doldurma olabileceği düşüncesini akla getirebilir; hatta bazı şiirlerinde belki vardır da; ama Kırat duygu, düşünce ve hayallerini bazen metaforlarla, bazen si mgeyle dile getirmektedir. Şiirlerinin çoğunluğunda anlamı biraz örten bir tül vardır. Şüphesiz ki şiiri doğru çözümlemek için bu tülü kaldırmak gerekir. Bu nedenle şairin hayat hikâyesini bilmek de önemlidir. Çözümlemelerle şiirin bazı anlam katmanlarına ulaşılsa da şairin neyi kastettiği tam olarak bilinemeyebilir.
Alın yazısı (kader) tabakası: Dünyada insanın başına nelerin gelebileceği bizim için bir sırdır; ama başa gelenler kader olarak adlandırılır. Bazıları için normal olan olaylar bazıları için kader yolunun keskin virajlarıdır.
5.0
83% (5)
1.0
17% (1)