1
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
327
Okunma
Puslu dağlardan sızıp, vefa mı arıyorsun?
Her suçu her günahı hazmedip sindiremem.
Paslı prangalarda, bileklerin kurusun
Bin parçaya bölünsen
Maşeri vicdanlarda, aklanmanı beklemem.
Hevesle koştururken, ilim, irfan peşinde
Muhtelif duraklarda rastlamasaydım keşke.
O sinsi emellerin, sahte gülüşlerinle
Bin defa yemin etsen, bir daha güvenemem.
Bu kadim toprakların, ekmeğiyle büyüdün
Çapulcu derneğidir, lütfuyla övündüğün.
Hücrelerine kadar, işlemiş nankörlüğün
Pir-u pak çeşmelerden iki damla su vermem.
Sırtında eşkıyanın o melanet hırkası
Ruhunu esir almış, şeytani, şer fırkası
Alnına kazılmışken ihanet sabıkası
Kör kuyularda bile, merhamet gösteremem.
Bu semti baştan sona gezerken adım adım
Sana dair tek nesne, tek imge bırakmadım
Bağrımdaki öfkeyi, hıncı çıkaramadım.
Kalplerde çöreklenen acıyı dindiremem.
Ötüken’de başlayan, Türk’ün kutlu davası
Tuğdur Bilge Kağan’ın her sözü, her kıssası
Değişti sanma gafil, Oğuzun naturası
Bilen, bilmeyen duysun!
Buyruktur Halaskârın ebedi muhtırası
Mahşer gününde bile, kahpeye aman vermem
Ömer Çelik / Meşuroğlu
Kutlu / 16. 09.2026
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.