0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
11
Okunma

Dilimde soluksuz bir elyazı,
göğsümde kanadını saklayan kuş.
Sırlı kaysı dalında
asılı akşam,
hoyrat bir rüzgâr
sırtından yalana.
Uzak şehir, uykusuz bir dev.
Çarşı pazar dağılır apansız.
Bilcümle gurbet çöker omuzlara.
Uslu pabuç
yorgun düşer yollarda.
Kavak saçlı, çiğdem kokulu sabahları bekler.
Sra sıra evler saklar sırrını,
yosun tutmuş bir mezar taşında
ay.
Mavi çayır üstünde ince yağmur,
yalnız tayfın sesi uzaklardan.
Siyah bir saksı içinde inci,
taşır
öyle büyük bir kıyameti.
Usta eller dokunur tenime,
Çingene gülümseyiş yayılırken suya.
Kuşsuz kış
olmaz ki.
Aklımda öte yakadan ıslık.
Her şey suya atlar
Konuk kalır ten üzerinde ten.
Gergef işlenir zamanın ellerinde,
sağır duvar gibi kapanır yollar.
Bir küp dolusu sessizliğin köşesi.
Peki,
der gibi yüzümüze bakan hayat,
tozlu rafta unutulmuş.
Başımda oyalı yemeni,
gizli güle akşam açması
….
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.