6
Yorum
20
Beğeni
5,0
Puan
95
Okunma
kederin ördüğü ağların tenhalığında
bir şiir sokağında çıkmıştı karşıma,
düşürdüğü şiirin imgesinden sızan kırmızı
sol yanıma çarpmıştı,
içimi kanatan bir hüzne dokunabiliyordum dizelerinde
soluklandığım sessiz bir notaydı kelimeleri
hayallere uzanan heceleri vardı...
acıyı dağıtmaya yeminliydi sanki,
ben ise içimdeki karanlığa karşı,
kendi gölgesiyle savaşan bir Don Kişot,
ellerim bir hiçliğin kıyısında kendini ararken
ve aklım dönerken durmaksızın kendi uçurumlarında,
parmaklarından sızan mürekkep
köprüler kurmuştu yalnızlığıma,
şiirle tel tel ördüğü saçlarımı rüzgârın elinden çalmıştı,
sözleri ateşle su arasında salınıyordu
sonra bir İstanbul hayal ettim siyah gözlerinde,
biraz asilik, biraz yedi tepe,
biraz ben, biraz sen oldu,
zira biz olamayacak kadar kaçaktı kelimeler...
Haliç’in durgunluğunda asılı kaldı bakışlarım,
Boğaz’da tuz kokusu doldu ciğerlerime,
kendi yokluğuma düşeceğimi bile bile
iki kıtanın arasında kalmış bir şehir gibi
maviye aktım usulca,
yalnızlıklar yürüyordu ay ışığına bürünmüş geceye...
dudağımda biraz tuz birikintisi,
hangi cümleye değse yakacaktı,
biliyordum...
5.0
100% (7)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.