(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Kaleme alınan bu manzume, Klasik Türk Şiiri’nin (Divan Edebiyatı) estetik ve tasavvufi geleneğini, Aşık / Bergüzâr mahlaslı günümüz veya yakın dönem üslubunu taşıyan derin bir metin olarak önümüze sermektedir. Şiir, mutlak hakikati, ilahi aşkı ve insanın kendi özünü arayış yolculuğunu konu alır.
Şiir boyunca şair, somuttan soyuta, görünenden görünmeyene doğru bir yolculuk yapar. Bu yolculuk üç temel aşamadan oluşur:
: Şiirin hemen her beytinde tekrarlanan "sorarım" redifi, gafil bir merakı değil; arayan, yanmayı göze almış bir salikin (yolcu) arayışını temsil eder.
Divan edebiyatının üç büyük direği anılır: Fuzûlî: Aşkın ateşi ve ıstırabı (Aşk dertlisi) Nâbî: Hikmet, irfan ve öğreticilik (Hikmet şairi) Şeyh Gâlib: Hüsn ü Aşk'ın mistik, hayal gücü yüksek ve "Hû" zikriyle kendinden geçen sembolik dünyas
Şiirin başlangıcında dış dünyada (gül, bülbül, seher nesimi, çöl) aranan Sevgili, nihayetinde iç dünyada, gönül aynasında bulunur. "Ateş-i aşkına düşmüş olan âşık neden yansın? / Kül olmuş hâlinden ben sırr-ı dildârı sorarım." Aşk ateşine düşen zaten yanmıştır; kül olan bir şeyin tekrar yanması imkânsızdır. Burada kastedilen, nefsin yok olması halidir. Maddeten kül olan aşığın ulaştığı makam, Sevgili'nin sırrına erdiği makamdır.
"“Bu derdin çâresi yok” der bana erbâb-ı akl u fen, / Tabîb istemem artık, derdimin dermânın sorarım." Aklın ve bilimin (erbâb-ı akl u fen) çaresiz kaldığı yer, aşkın başladığı yerdir.
Şair, dermanın aslında derdin kendisinde hidden olduğunu bilir. Fuzûlî’nin "Aşk derdiyle hoşem el çek ilacımdan tabib" anlayışına tam bir göndermedir. "Dilim sâkit, gönlüm söyler aşkının esrârını, / Ben seni değil, ey Şâhım, kendimde seni..." (Yarım kalan son dize)
Şiirin sonundaki bu ifade, tasavvuftaki "Kendini bilen, Rabbini bilir" hadis-i şerifine dayanır. Şair, dilini susturmuş (sâkit), gönül diliyle konuşmaktadır. Yarım kalan dize zihinde şöyle tamamlanır: "Kendimde seni ararım / kendimde seni bulurum."
Bu kıymetli ve derinlikli yorumunuz için gönülden teşekkür ederim. Şiirimi yalnızca mısraların görünen yüzüyle değil, ardındaki tasavvufî mânâ ve işaretlerle okuyup değerlendirmiş olmanız benim için çok değerlidir.
“Sorarım” redifiyle aslında cevabını bildiğim hâlde aramaya devam eden bir gönlü anlatmak istedim. Çünkü tasavvuf yolunda bazen aramak, bulmanın kendisidir; sorulan her soru insanı biraz daha kendi hakikatine yaklaştırır.
Fuzûlî’nin aşk derdini, Nâbî’nin hikmetini, Şeyh Gâlib’in sembolik ve mistik dünyasını anmanız da şiirimin beslendiği o büyük ırmağı ne güzel yakalamış. Onların izinde yürümek haddime değil; fakat gönül verdiğim şiir ikliminde onların nefesinden nasiplenmek benim için büyük bir bahtiyarlık.
Son mısranın yarım bırakılması ise biraz da bilinçli bir susuştu. Zira bazı hakikatler sözle tamamlanmaz; gönülde tamamlanır. “Ben seni değil, ey Şâhım, kendimde seni…” derken sözü okuyanın gönlüne bırakmak istedim. Belki de en doğru tamamlayış, “Kendimde seni ararım” değil, insanın sonunda “Seni bende değil, beni Sende bulurum” diyebilmesidir.
Kaleminize, gönlünüze ve şiirime gösterdiğiniz bu güzel dikkat için tekrar teşekkür ederim. Gönül aynasında buluşmak dileğiyle… 🌹
Bu kıymetli ve derinlikli yorumunuz için gönülden teşekkür ederim. Şiirimi yalnızca mısraların görünen yüzüyle değil, ardındaki tasavvufî mânâ ve işaretlerle okuyup değerlendirmiş olmanız benim için çok değerlidir.
“Sorarım” redifiyle aslında cevabını bildiğim hâlde aramaya devam eden bir gönlü anlatmak istedim. Çünkü tasavvuf yolunda bazen aramak, bulmanın kendisidir; sorulan her soru insanı biraz daha kendi hakikatine yaklaştırır.
Fuzûlî’nin aşk derdini, Nâbî’nin hikmetini, Şeyh Gâlib’in sembolik ve mistik dünyasını anmanız da şiirimin beslendiği o büyük ırmağı ne güzel yakalamış. Onların izinde yürümek haddime değil; fakat gönül verdiğim şiir ikliminde onların nefesinden nasiplenmek benim için büyük bir bahtiyarlık.
Son mısranın yarım bırakılması ise biraz da bilinçli bir susuştu. Zira bazı hakikatler sözle tamamlanmaz; gönülde tamamlanır. “Ben seni değil, ey Şâhım, kendimde seni…” derken sözü okuyanın gönlüne bırakmak istedim. Belki de en doğru tamamlayış, “Kendimde seni ararım” değil, insanın sonunda “Seni bende değil, beni Sende bulurum” diyebilmesidir.
Kaleminize, gönlünüze ve şiirime gösterdiğiniz bu güzel dikkat için tekrar teşekkür ederim. Gönül aynasında buluşmak dileğiyle… 🌹
Bu güzel ve gönülden gelen değerlendirmeniz için çok teşekkür ederim. Şiirin mısraları arasında saklı olan mânâyı böylesine güzel yakalamanız, benim için şiirin kendisi kadar kıymetli.
“Aklın önderliğinde, azmin devamlılığında, iradenin gücünde ve inanan yüreğin aşk ateşinde demlenen imanın cilası” ifadeniz, şiirime ayrı bir güzellik kattı.
Şiir, şairin kaleminden çıkar; fakat gerçek yolculuğunu onu okuyan gönüllerde tamamlar. Siz de gönlünüzden kattığınız bu güzel yorumla şiirimin yolculuğuna değerli bir iz bıraktınız.
Kâdiri Mutlak Rabb’imize hamdolsun ki kelamı gönülden gönüle ulaştırmayı nasip ediyor. Güzel bakan, güzel gören ve mânâyı gönül gözüyle okuyan yüreğinize sağlık.
Varlığınız, güzel sözleriniz ve kıymetli takdiriniz için gönülden teşekkür ederim. Rabbim gönlünüzü iman, aşk ve huzurla daim eylesin.
Bu güzel ve gönülden gelen değerlendirmeniz için çok teşekkür ederim. Şiirin mısraları arasında saklı olan mânâyı böylesine güzel yakalamanız, benim için şiirin kendisi kadar kıymetli.
“Aklın önderliğinde, azmin devamlılığında, iradenin gücünde ve inanan yüreğin aşk ateşinde demlenen imanın cilası” ifadeniz, şiirime ayrı bir güzellik kattı.
Şiir, şairin kaleminden çıkar; fakat gerçek yolculuğunu onu okuyan gönüllerde tamamlar. Siz de gönlünüzden kattığınız bu güzel yorumla şiirimin yolculuğuna değerli bir iz bıraktınız.
Kâdiri Mutlak Rabb’imize hamdolsun ki kelamı gönülden gönüle ulaştırmayı nasip ediyor. Güzel bakan, güzel gören ve mânâyı gönül gözüyle okuyan yüreğinize sağlık.
Varlığınız, güzel sözleriniz ve kıymetli takdiriniz için gönülden teşekkür ederim. Rabbim gönlünüzü iman, aşk ve huzurla daim eylesin.
dünyevi arzulardan ve akli çabalardan sıyrılarak ilahi aşkı ve hakikati dış alemde değil, insanın kendi iç dünyasında ve gönlünde arama yolculuğudur.kalemin daim olsun inşallah
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.