Çoğu zaman babama acıdığımı hissederdim, ona sevdiğimi söylemediğim için. aslında kendime acıyordum. benim söylemeye ihtiyacım, onun duymaya ihtiyacından daha fazlaydı. trevanian
elif.kurt
elif.kurt

BUZ YANIĞI

Yorum

BUZ YANIĞI

( 21 kişi )

14

Yorum

43

Beğeni

5,0

Puan

397

Okunma

BUZ YANIĞI

ruhumun kıyılarında gezinir
yangından bir gölge,
gecenin imbiklerinde
süzülür izleri,

ateşi gül kokusuna sağan
Hüsn-ü Aşk gibi yüreğimde,
külü yeniden tutuşturmak isteyen
o şiir,

“Beyaz bir sayfadan
sana bakmak diyor ya...
Sen ışık ver,
ben filiz veririm...”

geceye sığınan
yaralı bir geyiğin çığlığında susarım...

zamanın teğet geçtiği
bir zamansız misafir...

düşüme düşen sözleri,
akrep iğnesiyle dokunmuş
hüzünlü bir ipek

“Eksik parçamsın,
hep aradığım...” dediği yerde,
bin büyücünün saçlarıyla ördüğü
yıkık mabedin
“eksik kalacaksın” kehaneti
sızlar derinlerimde

taze çiçek kokularını yaran
yabani bir ceylan gibi...
kaçarım...

sırtımda
et ve kemiğe bürünmenin
o ağır yükü...

oysa ruhum,
bir elma şekerine aldanan
çocuk heyecanıyla
diz çöküyor şiirlere,

ey, tanıdıktan daha tanıdık yabancı,
ben topraktanım,
çamurdanım,
tanrı değil,
tenimde
artemis çiçekleri filizlenmez benim
üzerime sürgün etme
o mavi kelebekleri...

gurbet bellediğim
bu yalnızlık sokaklarına
kazındı adımlarım

baharın sarhoş eden kokusunu
salma ciğerlerime

Güneş,
sırtımda eğreti duran
bir gurbet hırkası

aşk oyunundan yenik düşmüş
bir seyyahım ben

suskunluk,
kemiklerime mühürlü
bir zırh şimdi

avucumda
Romeo’nun zehirli iksiri...
sahnesi devrilmiş
bir masalın
repliksiz aktörüyüm

benim tenim
zemherinin ayazıyla nişanlı...

bırak,
uyandırma!
kendi kışımın
soğuk koynunda uyuyayım

eğer bir cehennem yazıldıysa
alnımın yazısına,
ateşin alevinden değil,
o buz yanığının sızısından gelsin

benim tenime biçilmiş
ebedî bir kefarettir bu.

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (21)

5.0

100% (21)

Buz yanığı Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Buz yanığı şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
BUZ YANIĞI şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Tigem0663
Tigem0663, @tigem0663
26.8.2026 20:10:54
yüreğinin yağmurlarında ıslandı gözlerim,
aklın surlarına çarpıp durur söylenmeyenler yüreğin yüreğe ilk dokunduğu o yerde sevda, bizi bekleyen

elif.kurt
Dil Yarası


Dini imanı para olanın
Kararır kalbi ve yüzü
Yüreği olanın hüzünden nasip alanın
Gökte ve yerde sevdadır işi gücü



zamansız bir çarmıh
kalpten kalbe uzanan ince bir yol,
dağların gölgesinde, dikenlerin göğsünde, fırtınaların içinde...

acı, bir sarmaşık gibi dolandı ruhuma,
bir filiz can verdi dil yarasında kemiksiz söz darbesiyle ördüğümüz o duvar...
yıkıldı gül kokan yüreğin üzerine.

ne zaman bir cümleye başlasa aşk,
tel örgülere takıldı sesin kanadı,
göğsünden vuruldu ürkek bir kuş,
mavinin ortasına ,

sonbahar hazanı ruhun kıvrımlarında,
sararmış bir gün ışığında
kaybolur bütün o güzel şarkılar,

sevda, sesini duymayan sağır bir yüreğe devrildi geçip giden günlerden geriye
ne bir ses kalır ne bir bahar...Sadece genzi yakan, adı konmamış ince bir sızı.



Sevil Sev
Sevil Sev, @sevil-sev
13.8.2026 12:47:11
5 puan verdi
Yaralanmamak için suskunluğu ,
bir zırh gibi giyinmiş şiir...

Bir "mutluluk diye bir şey yok" kabullenişi kendimden biliyorum...

Bildiğim bir sey daha var , çıkmalıyız bu sanrilardan...

Siir başlıklarını secme konusundaki maharetini de seviyorum...💐

Tebrikler şairemm...
Tülay Aslan
Tülay Aslan, @tulayaslan
12.8.2026 21:47:16
5 puan verdi
Güzel şiiri ve şairimi kutluyorum Kaleminize bereket İlhaminiz bol olsun Tebrikler Selam sevgiler.
Kul Seyyah
Kul Seyyah, @kul-seyyah
12.8.2026 11:29:10
5 puan verdi
Değerli şairemiz, kaleminizden çok anlamlı bir şiir okudum.
Yüreğinize, emeğinize ve kaleminize sağlık. Tebrik ediyorum ve yürekten kutluyorum sizi.
Selam ve saygılarımla esenlikler dilerim.
Taylan KOÇ
Taylan KOÇ, @taylankoc
12.8.2026 09:47:50
Bir parça ışık
Ve
Ay tutacak deniz aradık dizelerde
Ki şair sanki
Yalnızlığımın
Anayurdunda
Melankolik bir şiirdir adın
Okurum
D/okunamam....diyor şair ve kendi sarmalından bir çıkış ararken
Güneşe mil çekip
Kedinden vaz geçiş imgesinin peşinden koşuyor şiir
Aşka dair aşk ile....

Şiirde
Dil samimi ve dili kullanmakta ki özen dikkat çekerken şiirde okura geçen şairin bir duygu yoğunluğu da hissediliyor ve ruhunu ortaya seriyor şair ki;
Ruhunu kendi sorgularında ortaya serebilmek bir erdemdir bana göre

Tebrik ederim Elif şairim
Çok güzeldi şiir
Emeğine
Yüreğine sağlık
Selamlar....

Celil ÇINKIR
Celil ÇINKIR, @celilcinkir
12.8.2026 08:51:32
5 puan verdi
RUSAMER – Ruh ve Us Sağlığı Ayarı Merkezi

UNESCO EDEBİYAT ŞEHRİ KAHRAMANMARAŞ

Buzla Yananlar, Büyücü Saçı Örenler ve Romeo’dan İksir Alanlar Salonu

Kalburabastî Efendi Hazretleri salona üzerinde kalın kürk, ayağında plaj terliği, bir elinde buz torbası, ötekinde yangın söndürücüyle girdi. Koltuğunun altında Hüsn ü Aşk, cebinde elma şekeri, kemerinde de Romeo’dan müsadere edilmiş küçük bir iksir şişesi vardı. Elif Kurt’un Buz Yanığı şiirini okuyup alnını kaşıdı: Elif Hanım, şiir daha başlığında hem yakıyor hem donduruyor. Biz hastayı dermatolojiye mi götürelim, itfaiyeyi mi çağıralım karar veremedik!

Ozan Duranoğlu Köşesi’nde İmbikçi Hayri, Gecenin imbiklerinde süzülür izleri dizesinde bakır imbikle uğraşıyordu: Geceyi imbikten geçirdik, ateşi gül kokusuna sağdık, külü yeniden tutuşturduk. Bu şiir değil, ruhun kaçak damıtma tesisi! Kalburabastî şişeye uzandı: Hayri, sakın tatma; bunun promili hüzünle ölçülüyor!

Âşık Feymani Köşesi’nde Kehanetçi Makbule, Bin büyücünün saçlarıyla ördüğü yıkık mabedi duyunca tarağı kaptı: Bin büyücüyü nereden bulduk, saçlarını kim topladı, mabet zaten yıkıksa niye örüyoruz? Sonra Eksik kalacaksın kehanetini okuyup söylendi: Bu kadar personel çalıştırıp sonuçta bir de eksik bırakmışlar. Büyücüler Sendikası bu işe el atsın!

Ozan Avanoğlu Köşesi’nde Elma Şekerci Rüstem, Ruhum bir elma şekerine aldanan çocuk heyecanıyla diz çöküyor şiirlere bölümünde tepsiyi açtı: Az önce Hüsn ü Aşk, Artemis, kehanet, mabet derken metafiziğin dibine indik; meğer ruhu ayağa kaldırmak için bir elma şekeri yetiyormuş! Kalburabastî başını salladı: İnsan ruhu böyledir Rüstem; filozoflar kırk cilt yazar, mahalle şekercisi meseleyi üç dakikada çözer.

Ozan Dermani Köşesi’nde Zehirci Naciye, Avucumda Romeo’nun zehirli iksiri dizesinde eldivenlerini taktı: Romeo’nun şişesi burada, Artemis’in çiçeği az önce geçti, Hüsn ü Aşk zaten koltuğun altında... Elif Hanım dünya edebiyatını aynı salona toplamış! Kalburabastî iksiri cebine kaldırdı: Romeo’ya da söyleyin reçetesiz zehir dağıtmasın. RUSAMER’de zaten âşık çok; bir de eczane ruhsatıyla uğraşmayalım!

Kalburabastî Efendi kürkün fermuarını çekip hükmü verdi: Buz Yanığı, aşkın hem yakıcı hem dondurucu tarafını yoğun ve cesur imgelerle anlatan, kültürel göndermeleri bol bir şiir. Ama RUSAMER tetkikinde gece damıtılması, bin büyücünün saç örgüsü, elma şekeriyle kandırılan ruh, Artemis’e çiçek yasağı ve Romeo kaynaklı kaçak iksir tespit edilmiştir. Finalde şair ateşten bile vazgeçip buz yanığını kefaret seçiyor. Elif Hanım, cehenneme kadar gidip ateşi beğenmeyerek buz istemek de aşkın seçicilikte ulaştığı son merhaledir! Hastayı artık ne yakalım ne donduralım; battaniyeyi verin, kendi kışında uyusun. Özün sözü budur. Vesselam.

Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri – Celil ÇINKIR / Delibal
AHMET ACAR
AHMET ACAR, @ahmetacar
10.8.2026 21:14:58
5 puan verdi
Emeğinize yüreğinize sağlık
Mahir kaleminizi yürekten kutluyorum.
Tebrikler. Her şey gönlünüzce olsun.
Huzurlu mutlu aydınlık yarınlar diliyorum.
Selamlar dualarımla.
Çağdaş Durmaz
Çağdaş Durmaz, @cagdasdurmaz
10.8.2026 19:34:54
5 puan verdi
Değerli şiir sırdaşım ,buzun yakıcı sızısını bir cehennem olarak dile getirmişsin. Eksik parçamsın” ile “eksik kalacaksın” arasındaki gerilim, aşkın hem vaat hem kehanet oluşunu çok güçlü biçimde hissettiriyor. Özellikle “Romeo’nun zehirli iksiri” ve “zemherinin ayazıyla nişanlı” imgeleri, trajik bir tiyatro sahnesiyle kişisel yalnızlığı iç içe geçiriyor; bu, şiirine hem dramatik hem de metafizik bir derinlik katıyor. Hem kendi kışının soğuk koynunda uyuyan bir ruhun, hem de şiire diz çöken çocuk heyecanının yankısı duyuluyor şiirinde .
Bence senin şiirinde en çarpıcı olan, “tanıdıktan daha tanıdık yabancı” imgesiyle başlayan bölüm: burada hem aşkın hem de yalnızlığın yabancılığı, ama aynı zamanda tanıdıklığı dile geliyor. Bu, okuru kendi içsel yabancılığıyla yüzleştiren bir çağrı gibi.
Sanki başka bir şairin bıraktığı izden kendi yolunu açıyorsun.

Çok beğenerek okudum değerli şiir sırdaşım , kalemin kelama hiç küsmesin Hep sevgim ve saygımla ...

Ve ;

gözlerimin kıyısında
bir tomurcuk uyanır,
karanlığın içinden
yeşil bir hayat sızar ...

soğukla mühürlenmiş
kemiklerime dokunur
ince bir güneş teli,
“yeniden” der,
“yeniden filizlen…”

buzun yanığına karşı
çiçeklerin ateşiyle
bir kefaret değil,
bir armağan taşır bahar ...


Diye selamladı şiirini kalem ....
Baharın hiç solmasın değerli arkadaşım ....

imbatto
imbatto, @imbatto
10.8.2026 15:30:04
geceye gamdillenen ebedi bir kefaretin, edebi bir dile aydınlanma sanatıydı şiir...

çok güzelsin şiir, çok şiirsin şair..
Efsuni Kalem
Efsuni Kalem, @eylul-34
10.8.2026 14:53:36
5 puan verdi
şiirde şaire birine hem çok yakın hem de ondan kaçmak zorunda hissediyor. Özellikle:
“Eksik parçamsın, / hep aradığım...”
ile
“eksik kalacaksın” kehaneti
arasındaki karşıtlık şiirin kalbine yerleşmiş. Bir yanda tamamlanma arzusu var; diğer yanda bunun mümkün olmayacağına dair derin bir inanç. Dolayısıyla aşk burada kurtuluş değil, eksikliğin farkına varılması hâline geliyor.

“yaralı geyik”, “yabani ceylan”, “mavi kelebekler” gibi imgeler şiirin sert ve karanlık atmosferinin içinde kırılganlığı temsil ediyor.
“geceye sığınan / yaralı bir geyiğin çığlığında susarım...”
çok önemli bir dize. Çünkü “çığlık” ile “susmak” yan yana geliyor. şaire aslında içinde büyük bir çığlık taşıyor ama bunu dışarıya çıkaramıyor.

“Sen ışık ver,
ben filiz veririm...”
Bu söz, şairenin aslında tamamen sevgisiz olmadığını gösteriyor. İçinde hâlâ filizlenmek isteyen bir taraf var. Fakat hemen ardından gelen yaralı geyik, zaman, hüzün, eksiklik ve kaçış imgeleri bu umudu bastırıyor.
Yani şiirin altında şöyle bir duygu okudum:
“Ben sevilirsem yeniden doğabilirim; ama yeniden doğmaktan da korkuyorum.”
Bu yüzden şiirde yalnızca aşk acısı değil, iyileşme korkusu da var.

“ey, tanıdıktan daha tanıdık yabancı,”
Bu ifade ilişkinin paradoksunu çok güzel taşıyor. Karşıdaki kişi yabancı ama şairenin içinde yabancıdan çok daha fazla yer etmiş. Bu nedenle uzaklık fiziksel olmaktan çıkıp varoluşsal bir mesafeye dönüşmüş

Ardından gelen:
“ben topraktanım,
çamurdanım,
tanrı değil,”
sözleri de bu kişiye yüklenen aşkın büyüklüğüne karşı bir itiraz gibi. şaire sanki şunu söylüyor:
“Beni olduğumdan daha kutsal, daha kusursuz, daha ulaşılmaz bir yere koyma. Ben kırılgan ve eksik bir insanım.”

Şiirin sonundaki:
“bırak,
uyandırma!
kendi kışımın
soğuk koynunda uyuyayım”
artık mücadeleden vazgeçiş noktasını gösteriyor.
Fakat bu, huzurlu bir kabulleniş değil. Daha çok acıya alışmış bir insanın acısını artık kimsenin bozmasını istememesi gibi

Ve final:
“benim tenime biçilmiş
ebedî bir kefarettir bu.”
Şiiri romantik bir ayrılık şiirinden çıkarıp daha karanlık bir yere taşıyor. Burada aşkın kaybı neredeyse bir suçun cezası gibi algılanıyor. şaire kendi yalnızlığını kader, kefaret ve alın yazısı kavramlarıyla açıklıyor.

velhasıl;

şiirin özünde karşılıksız ya da tamamlanamamış bir aşktan ziyade, tamamlanabileceğine inanmışken tamamlanamamanın yarattığı varoluşsal bir yalnızlık var. Aşk burada bir kişiden çok, şairenin kendisini yeniden kurma ihtimali. O ihtimal kırılınca da geriye “kendi kışı” kalıyor..

sevgiler


Hikmet-Metin
Hikmet-Metin, @hikmet-metin
10.8.2026 12:28:46
Bu şiirde aşk yalnızca bir özlem değil; insanın kendi varlığıyla, yalnızlığıyla ve kaderiyle hesaplaşması. Son bölümdeki “ebedî bir kefaret” duygusu da bütün şiiri geriye dönük olarak tamamlıyor. Sarsıcı, karanlık ve oldukça özgün bir anlatım. Kaleminize ve şiir yüreğinize sağlık.
Turgay Kılıç
Turgay Kılıç, @kilic27
10.8.2026 11:39:11
5 puan verdi
Yüreğinize ve kaleminize sağlık...
Saygı ve selamlarımla...
Berlin
Berlin, @berlin
10.8.2026 10:30:17
5 puan verdi
Soğuk da yakıyor buz da alev alev yakıyor
Yalnızlık da buz gibi değil mi
Hasret de buz gibi
İhanet de
Alev ne kadar çoksa buz da o kadar çok..

Ve ateşin gölgesini dahi istemeyen bir buz yangını..

Şiir her okuyanı derinliğine çekecek kadar derin ve buz gibi yakıcı..

Kalemini okumak çok güzel çiçek kokularını yaran ceylan,
akrebin iğnesiyle dokunan ipek, pamuk şekeri, her bölüm ayrı bir sahne..
Tebrik ediyorum Elif şairem
Sevgilerimle🌷

Berlin tarafından 10.8.2026 10:35:35 zamanında düzenlenmiştir.
emre vehbi alkan
emre vehbi alkan, @emrevehbialkan
10.8.2026 09:59:42
5 puan verdi
Kelimeler değil de yürek konuşmuş gibi. Şiir duyguların en zarif dizelerine dönüşmüş. Bence iyi de olmuş. Tebrikler güzel insan…
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL