0
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
48
Okunma
gece yarısı üçte sisli bir bulvarın en tenha yerindeyim,
ne gökyüzünden bir yıldız istedim senden, ne de kadere bir ferman.
bir kalbin kapısını usulca çaldım yağmurun altında;
içeri girebilirsem ömür dedim, giremezsem fiyakalı bir hatıra...
ben senin o dumanlı gözlerinde kaybolmayı sevdim;
bütün kentin ışıkları sönse ne çıkar, ben zaten karanlığa alışkındım.
Boynun diyorum sevgilim, bir sürgün kasabasının en sessiz akşamüstü,
Sevmenin ağır bir dilsizlik olduğunu en çok seni beklerken öğrendim.
Herkes kendine yeni, yalan yollar çizerken bu amansız kente;
Ben senin o eski gülüşünün gölgesinde bıraktım gençliğimi.
Yıllar avuçlarımdan birer birer kayıp giderken duman duman,
Tek bir sitem bile fısıldamadım rüzgâra...
ben hiç kimseyi suçlamadım bu tekinsiz sevdada,
ne seni, ne beni, ne de bu çıkmaz sokakları.
kırılan yerlerimi de, içimdeki o eksilen yanları da,
yaka düğmesi kopuk bir ceket gibi mağrur taşıdım omuzlarımda.
bildim ki sevgi; hesap tutanların, çetele tutanların işi değil;
yaralarını kendi içinde, kimseden medet ummadan saranların diliydi...
Bir çocuk taze bir elmayı nasıl ısırırsa öyle saf,
Öyle acemi ve öyle beklentisiz sevdim seni.
Kaybettiklerim oldu elbet bu fırtınalı bulvarda,
Dizlerim kanadı, eksildim, yoruldum ve nihayetinde sustum.
Ama içimdeki o mahcup çocuk, göğsümdeki o kırık kuş,
Bir tek senden, bir tek o imkânsız gözlerinden vazgeçmedi...
şimdi hangi meyhanede kadeh kaldırsam senin yokluğuna,
garsonlar bile anlar içimdeki o dilsiz yangını.
sana ne bir borç bıraktım geride, ne de bir vicdan azabı;
ben seni bu kentin en kuytu, en lekesiz yerinde sevdim.
şimdi şapkamı önüme eğip çekiliyorum bu dumanlı sahneden,
adını bir mermi gibi saklayarak göğsümün sol yanında...
Pencerene vuran her yağmur damlasında benim gözyaşım var,
Ama sen sakın benden bilme bu hüzünlü mevsimi.
Dışarıda kalmak da güzelmiş meğer senin gözlerinin kıyısında,
Seni bir ömür uzaktan izleme bahanesiyle yaşamak da...
Hiçbir sitem yakışmaz bu aşka sevgilim,
Biz ki ayrılığı bile bir papatya gibi koklayan sevdalılarız...
Şimdi kentin üstüne şafak sökse ne değişir,
Bütün sokak lambaları kararsa ne çıkar?
Geriye ne bir alacak kaldı bu fani dünyadan,
Ne de verecek bir hesabımız var kimseye.
Kapa gözlerini sevgilim, son sözü söylesin dumanlı bulvar:
"Ben kimseden bir ayrıcalık istemedim;
Ben bu dünyada sadece ve sadece seni sevdim..."
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.