13
Yorum
45
Beğeni
5,0
Puan
836
Okunma

Ekmek ısırılmış gökyüzünde,
Gözlerimde sabahın nar ışığı.
Adsızlığın yırtık sureti.
Çiçeklerden sızan yas.
Ufkun çatlağında
Uyuyan mavi yara.
Anın bağrı çatladı.
Zaman altında ışık.
Küllerinden yükselen yıldız.
Dakikalar ince ince akarken
Dağılan soluğu izledim.
Bir buseydi.
İsliydi.
Tuzun düşü.
Geceydi; dudağımda kalan gölge.
Çiy, sessizliğin kirpiklerinde kalan damlaydı.
Ateşe gömülü yeleler.
Kuytuda uyuyan kanun.
Fırtına, sonsuzluğun yarılmış damarı.
Rüzgârın kemiğinde Sümer şarkısı.
Ansızın şaha kalkan zümrüt atın
Dansına uyumlandım.
Orada, bomboş saatte,
Kırık kovan sessizliğini sağarak
Solgun vahayı içtim.
Toprağın avucunda küçük kıyamet.
Ruhumda uyanan tohum.
Yeni kıtalar düşledi.
Bir göğüste gömülüydü
Kayıp çağların paslanmış güneşi.
Gözlerinde
Hiç doğmamış sabahlar.
Şiiri burgu yapıp
Kalbimde çevirdim.
Gözlerimin uçurumuna inen
Derin gömü.
Niçin bu kadar geniş?
Uyumsuz.
Yaban.
Uzun kanatlı.
Sadece yaşayan.
Tüy bırakmış menzil.
Kıvrıldı göğün sırtı.
Çekirdekten dökülen
Kök ışığım.
Siyah çiçek
Küllerin içinden açtı.
Dünya içimde sustu.
Ben sustum.
Yalnız buğday kaldı.
...
5.0
100% (23)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.