1
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
79
Okunma

Merhaba anne…
Gecenin en karanlık saatlerinden, yıldızların bile sessizce ağladığı bir vakitten yazıyorum bu mektubu sana… Herkes uykulara sığınmışken ben yine senin sıcak sesini, başımı dizine koyup korkularımı unuttuğum o eski günleri düşünüyorum.
Hayat büyüttü bizi anne… Omuzlarımıza yılları, yüreğimize suskunlukları bıraka bıraka geçti. Ama içimde hâlâ, yorulunca sana koşmak isteyen o küçük çocuk yaşıyor. Üşüyünce adını battaniye yapan, karanlıktan korkunca sesine sığınan o çocuk…
Bazen öyle ağır geliyor ki dünya… Göğsümde taş oluyor nefeslerim, geceler içime çöken uzun bir kışa dönüyor. İnsan susuyor sonra… Ve en çok annesini özlüyor.
Bir dua gibi düşüyorsun aklıma anne… Sanki karanlığın ortasında ansızın yanan bir kandil gibi. Ellerini tutamasam da biliyorum; senin yüreğin hâlâ benim üstüme titriyor. Ben ne kadar dağılsam da sen uzaktan bile beni toplamayı başarıyorsun.
Anneler günün kutlu olsun canım annem… Sen benim bu hayattaki en güzel sığınağımsın. Yorgun ruhumun dinlendiği son liman, fırtınalardan kaçıp saklandığım tek kıyısın…
Satırlara gözyaşlarımla yazıyorum bu mektubu anne… Ellerim titrese de yüreğim hâlâ sana sarılmak istiyor. İçimde biriken bütün kırgınlıklar, bütün yorgunluklar gelip adında susuyor. Çünkü ben ne zaman kaybolsam, senin sevgin yolumu bulan bir ışık oluyor.
Yağmurlardan sığındığım liman, korkulardan saklandığım korunak sensin anne… Ben bu dünyanın ortasında savrulmuş bir yaprak gibi titrerken, sen köklerimi unutmayan tek çınarsın.
Dünya çok acımasız anne… Tuttuğu yerden koparıyor bedenimi, estiği yerden acıtıyor ruhumu. Ben yaşamaktan çok yoruldum anne…
İnsan bazen kalabalıkların içinde bile kimsesiz bir sokak kadar yalnız hissediyor kendini. Bir ses arıyor sonra, bir merhamet, bir sıcaklık… İşte o anlarda aklıma hep sen düşüyorsun. Sanki çocukluğumun kapısı hâlâ aralık, ve ben ne zaman yorulsam o kapının önüne bırakıyorum kendimi…
Şimdi gecenin içinde oturmuş, gözyaşlarımı satırlara emanet ediyorum. Pencereme vuran yağmur bile sanki içimdeki kırgınlığı dinliyor. Belki sarılamıyorum sana, ama içimde hâlâ “anne” deyince iyileşmek isteyen bir çocuk yaşıyor…
Ve biliyor musun anne… İnsan kaç yaşına gelirse gelsin, hayat en çok canını yaktığında ilk seni özlüyor…
Çünkü bu dünyada anne sesi kadar iyileştiren hiçbir şey yok…
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.