1
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
80
Okunma
Herkesten gizledim gözyaşlarımı,
içime kapalı bir dünya kurdum.
Her kırıldığımda bir parçamı
sessizce gömdüm kendi karanlığıma.
İçimde bir mezarlık büyüdü sonra,
adı “kimsesizler mezarlığı”…
ne tabelası var ne ziyaretçisi,
sadece rüzgârın ezberlediği suskun taşlar.
Her akşam bir not bırakıyorum oraya,
içimden sızan kelimeleri diziyorum satırlara;
bir özlem kanıyor mürekkep gibi,
bir kırgınlık gölgeleniyor her cümlenin ucunda.
Gece çöktükçe çoğalıyor yazdıklarım,
sanki içimde konuşamayan ne varsa
kâğıda göç ediyor tek tek.
Ben yazdıkça azalıyorum sanıyorum,
oysa daha derine gömülüyorum kendime.
Rüzgâr dağıtıyor sabaha karşı kelimelerimi,
kalan yalnızca eksilmemiş acılar oluyor.
Mezar taşlarım suskun,
notlarım yarım,
ben hâlâ kendi içimde
defnedilememiş bir hayat gibi yaşıyorum.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.