1
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
54
Okunma
Yorgunum hayat…
Bırak artık yakamı;
avuçlarıma biraz huzur,
gözlerime biraz sabah bırak.
Omuzlarımda taşıdığım kederler
karla örtülmüş dağlar gibi ağır,
ve ben her adımda
biraz daha göçüyorum kendimden.
Bir bırak da gideyim…
Raylarına hüzün sinmiş bir tren garına,
adı unutulmuş yağmurlu bir şehre.
Orada beni kimse tanımasın;
yalnızlığım bile yabancı olsun bana.
Çok yoruldum hayat…
Her gece içimde büyüyen uçurumlara düşmekten,
gülüşlerimin ardına sakladığım acılarla yaşamaktan.
İçimde kırılmış bir kemanın
kanayan ezgisi dolaşıyor;
her susuşunda biraz hüzün,
her notasında biraz ölüm var.
Bırak artık…
Hayallerimi tutsak ettiğin
o karanlık odaların kapısını aç.
Biraz gökyüzü girsin içeri,
biraz deniz kokusu, biraz sabah…
Çünkü insan bazen ölmekten değil,
yaşarken yavaş yavaş tükenmekten korkuyor.
Ama yine de
küllerin altında saklı bir kor gibi
küçücük bir umut taşıyorum içimde.
Belki bir gün
yaralarım yeniden çiçek açar,
ve ben
kendime yeniden “merhaba” derim…
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.