2
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
74
Okunma
Bazı günler oldu ki yüreğim dolup dolup taştı…
Yaşayamadığım çocukluğuma çok ağladım, biliyor musun?
Bir köşe başında bırakılmış oyuncaklar gibi kaldı içimde heveslerim.
Ne bir omuza yaslanabildim doya doya,
Ne de içimdeki çocuğun elinden tutabildim zamanında.
Herkes büyümeyi marifet sandı belki…
Ben ise eksik büyüdüm.
İçimde hâlâ yağmurdan korkan bir çocuk var;
Sevilince şaşıran,
Terk edilince susan bir çocuk…
Geceleri bazen geçmişin kapısı aralanıyor içimde.
Bir soba sıcaklığı, bir anne sesi,
Bir eski bayram sabahı düşüyor aklıma.
İşte o an, insan en çok olmayan şeylere ağlıyor.
Ve ben, en çok da yaşayamadığım çocukluğuma ağladım biliyor musun…
Hayat o kadar acımasızdı ki…
İlk hayal dünyamın en kirli sahnesiydi bu dünya.
Ben daha çocukken öğrendim bazı gerçeklerin masallardan daha sert olduğunu.
İlk öğrendiğim kavram ne sevgi oldu, ne umut…
Zenginler ve fakirler oldu.
Bir taraf sıcak sofralarda çocukluğunu büyütürken,
Diğer taraf ekmeği bölüp hayallerini küçültüyordu.
Kimi oyuncak seçiyordu vitrinden,
Kimi camın ardından sadece bakmayı öğreniyordu.
Ben küçücük yaşımda anladım;
Bazı çocuklar geceyi masallarla uyurken,
Bazıları sessizce büyümek zorunda kalıyormuş.
İşte o gün içimde bir şey kırıldı…
Çocukluğumun en temiz yerinden yaralandım ben.
Şimdi ne zaman bir çocuğun gözlerinde buruk bir sessizlik görsem,
Kendi içimde yetim kalmış yıllar oturuyor karşıma.
Çünkü insan en çok, çocukken eksik bırakıldığı yerden üşüyor…
Şimdi başıma kral tacı taksalar ne olur…
Kapanır mı çocukluk yaraları?
İnsan bazen bütün dünyayı önüne serseler bile,
İçindeki eksikliği susturamıyor.
Şimdi her gün bahar olsa ne yazar…
Gönlüme düşen ayaz dinmedikten sonra.
Çiçekler açsa da sokaklarda,
İçimde hâlâ kışa terk edilmiş bir çocuk üşüyor.
Ne kadar gülersem güleyim,
Bazı geceler yokluğun karanlığı çöküyor düşlerime.
Kâbus gibi dolaşıyor hatıralar zihnimde;
Bir kırık oyuncak sesi,
Bir yarım kalmış sarılış,
Bir de sustukça büyüyen yalnızlık…
İnsan büyüyor belki ama
Bazı acılar yaş almıyor.
Ve ben anladım ki;
Çocuklukta eksik kalan sevgi,
Ömrün en sessiz sızısı oluyor…
Ve sen sosyete güzeli…
Karşıma geçmiş çocukluk masallarını anlatıyorsun bana.
Oysa ben masalları değil,
Kül olmuş çocuklukların sessizliğini yaşadım.
Sen pembe düşlerle büyüdün belki,
Ben yokluğun karanlığında büyümeyi öğrendim.
Hadi gülüm…
Sen kendi yoluna git şimdi.
Ben yine kırık düşler sığınağıma dönerim.
Çünkü bazı insanlar kalabalıklarda yaşar,
Bazıları ise yalnızlığın koynunda nefes alır.
Sana ağır gelen sevdam var ya…
Bir gün gelir yokluğum kadar yakar canını.
O zaman anlarsın;
Her seven insan sesini yükseltmezmiş,
Bazıları sessiz severmiş de
Gidişiyle yıkarmış içindeki bütün baharları…
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.