2
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
143
Okunma
Aşk dedikleri şey bazen bir kalbin en güzel mucizesi olur… bazen de en karanlık ihaneti. Çünkü insan en büyük yarayı düşmanından değil, “seviyorum” diyen dudaklardan alır.
Sana baktığım günleri hatırlıyorum…
Dünyanın bütün kötülükleri sanki kapının dışında kalmıştı. Gözlerine inanmıştım, sözlerine değil sadece; susuşuna bile anlam yüklemiştim. Bir insanın kalbinde bu kadar yer kaplayabileceğini hiç bilmiyordum. Sen vardın… ve ben vardım. Başka hiçbir şey önemli değildi.
Ama insan en çok sevdiği yerden kırılıyor.
Bir gün geliyor… o gözler yabancılaşıyor. Bir zamanlar sana yuva olan kalp, sana mezar gibi gelmeye başlıyor. Seviyorum diyen dil, yalanı da en güzel şekilde söyleyebiliyormuş meğer. Ben seni severken sen bana yavaş yavaş ihanet etmeyi öğrenmişsin.
Ve ihanet…
Bir anda olmaz.
İhanet önce suskunluk olur.
Sonra uzaklık.
Sonra bir bakarsın ki kalbinde sana ait sandığın yer çoktan başkasına kiralanmış.
İşte o gün anladım…
Aşk insanı göğe çıkaran bir şey değil sadece; aynı zamanda en karanlık uçuruma iten bir şeymiş. Çünkü nefret dediğimiz şey, aslında ölmeyi becerememiş bir aşkın külleridir.
Şimdi içimde tuhaf bir savaş var.
Bir yanım hâlâ seni hatırlayan o eski kalp…
Diğer yanım ise senden geriye kalan bütün hatıraları yakmak isteyen bir yangın.
Seni sevdiğim için değil artık…
Sana inandığım için kendime kızıyorum.
Çünkü insan düşmanına güvenmez.
Ama sevdiğine bütün kapılarını açar.
Ve bazen o kapıdan içeri giren kişi, kalbini yağmalayıp gider.
Şimdi senden geriye kalan tek şey şu gerçek:
Ben seni gerçekten sevmiştim.
Sen ise sadece seviliyormuş gibi yapmışsın.
Ve inan bana…
Bir insanın kalbinde ölmek, mezarda ölmekten çok daha ağırdır.
Ama hikâye orada bitmedi…
Çünkü insan ihaneti öğrendiği gün değişir.
Bir daha eskisi gibi bakamaz dünyaya.
Bir daha eskisi gibi güvenemez kimseye.
Kalbi atar belki… ama artık eskisi kadar inanarak değil.
Sen gittikten sonra anladım bazı gerçekleri.
Aşk dediğin şey bazen bir insanı yaşatmaz…
yavaş yavaş tüketir.
Ben seni severken kendimden eksilmişim.
Sen gülerken ben içimde bin parçaya bölünmüşüm.
Ama sen bunu hiç görmedin… ya da görmek istemedin.
Çünkü ihanet eden insanlar, arkalarında bıraktıkları enkaza bakmazlar.
Onlar sadece giderler…
Sanki hiçbir şey olmamış gibi.
Ama bilmediğin bir şey var…
İhanet eden unutabilir.
Ama ihanete uğrayan asla unutmaz.
Gecenin bir vakti ansızın aklına düşer o sözler.
O bakışlar.
O yalan “seni seviyorum”lar.
Ve insan o zaman anlar…
Aslında sevdiği kişi hiç var olmamış.
Ben seni değil…
Sana inandığım hayali sevmişim.
Şimdi içimde senden kalan tek şey, bir zamanlar seni sevmiş olmamın ağırlığı.
Ne nefretim sana yeter…
Ne sevgim geri dönmeye.
Ama şunu bil…
Bir gün herkes yaptığının yükünü taşır.
Bir kalbi kırmanın sesi duyulmaz belki…
Ama yankısı insanın ömrü boyunca peşini bırakmaz.
Ve o gün geldiğinde…
Ben çoktan susmuş olacağım.
Ama sen, benim sessizliğimin içinde kaybolacaksın.
Çünkü bazı yaralar kanamaz…
Sadece insanın içini ömür boyu yakar.
İşte benim içimde yanan şey de bu:
Bir zamanlar aşk sandığım şeyin, aslında ihanet olduğunun gerçeği.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.