Uyanık bir tek adam, uyuyan binlerce kişiden daha güçlüdür. s. carnot
EyLüL iLe DaMaRıN KaLBi
EyLüL iLe DaMaRıN KaLBi

AŞK İÇİNDEKİ İHANET

Yorum

AŞK İÇİNDEKİ İHANET

( 2 kişi )

2

Yorum

4

Beğeni

5,0

Puan

143

Okunma

AŞK İÇİNDEKİ İHANET

Aşk dedikleri şey bazen bir kalbin en güzel mucizesi olur… bazen de en karanlık ihaneti. Çünkü insan en büyük yarayı düşmanından değil, “seviyorum” diyen dudaklardan alır.
Sana baktığım günleri hatırlıyorum…
Dünyanın bütün kötülükleri sanki kapının dışında kalmıştı. Gözlerine inanmıştım, sözlerine değil sadece; susuşuna bile anlam yüklemiştim. Bir insanın kalbinde bu kadar yer kaplayabileceğini hiç bilmiyordum. Sen vardın… ve ben vardım. Başka hiçbir şey önemli değildi.
Ama insan en çok sevdiği yerden kırılıyor.
Bir gün geliyor… o gözler yabancılaşıyor. Bir zamanlar sana yuva olan kalp, sana mezar gibi gelmeye başlıyor. Seviyorum diyen dil, yalanı da en güzel şekilde söyleyebiliyormuş meğer. Ben seni severken sen bana yavaş yavaş ihanet etmeyi öğrenmişsin.
Ve ihanet…
Bir anda olmaz.
İhanet önce suskunluk olur.
Sonra uzaklık.
Sonra bir bakarsın ki kalbinde sana ait sandığın yer çoktan başkasına kiralanmış.
İşte o gün anladım…
Aşk insanı göğe çıkaran bir şey değil sadece; aynı zamanda en karanlık uçuruma iten bir şeymiş. Çünkü nefret dediğimiz şey, aslında ölmeyi becerememiş bir aşkın külleridir.
Şimdi içimde tuhaf bir savaş var.
Bir yanım hâlâ seni hatırlayan o eski kalp…
Diğer yanım ise senden geriye kalan bütün hatıraları yakmak isteyen bir yangın.
Seni sevdiğim için değil artık…
Sana inandığım için kendime kızıyorum.
Çünkü insan düşmanına güvenmez.
Ama sevdiğine bütün kapılarını açar.
Ve bazen o kapıdan içeri giren kişi, kalbini yağmalayıp gider.
Şimdi senden geriye kalan tek şey şu gerçek:
Ben seni gerçekten sevmiştim.
Sen ise sadece seviliyormuş gibi yapmışsın.
Ve inan bana…
Bir insanın kalbinde ölmek, mezarda ölmekten çok daha ağırdır.




Ama hikâye orada bitmedi…
Çünkü insan ihaneti öğrendiği gün değişir.
Bir daha eskisi gibi bakamaz dünyaya.
Bir daha eskisi gibi güvenemez kimseye.
Kalbi atar belki… ama artık eskisi kadar inanarak değil.
Sen gittikten sonra anladım bazı gerçekleri.
Aşk dediğin şey bazen bir insanı yaşatmaz…
yavaş yavaş tüketir.
Ben seni severken kendimden eksilmişim.
Sen gülerken ben içimde bin parçaya bölünmüşüm.
Ama sen bunu hiç görmedin… ya da görmek istemedin.
Çünkü ihanet eden insanlar, arkalarında bıraktıkları enkaza bakmazlar.
Onlar sadece giderler…
Sanki hiçbir şey olmamış gibi.
Ama bilmediğin bir şey var…
İhanet eden unutabilir.
Ama ihanete uğrayan asla unutmaz.
Gecenin bir vakti ansızın aklına düşer o sözler.
O bakışlar.
O yalan “seni seviyorum”lar.
Ve insan o zaman anlar…
Aslında sevdiği kişi hiç var olmamış.
Ben seni değil…
Sana inandığım hayali sevmişim.
Şimdi içimde senden kalan tek şey, bir zamanlar seni sevmiş olmamın ağırlığı.
Ne nefretim sana yeter…
Ne sevgim geri dönmeye.
Ama şunu bil…
Bir gün herkes yaptığının yükünü taşır.
Bir kalbi kırmanın sesi duyulmaz belki…
Ama yankısı insanın ömrü boyunca peşini bırakmaz.
Ve o gün geldiğinde…
Ben çoktan susmuş olacağım.
Ama sen, benim sessizliğimin içinde kaybolacaksın.
Çünkü bazı yaralar kanamaz…
Sadece insanın içini ömür boyu yakar.
İşte benim içimde yanan şey de bu:
Bir zamanlar aşk sandığım şeyin, aslında ihanet olduğunun gerçeği.


Paylaş:
4 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (2)

5.0

100% (2)

Aşk içindeki ihanet Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Aşk içindeki ihanet şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
AŞK İÇİNDEKİ İHANET şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Ebuzer Ozkan
Ebuzer Ozkan, @ebuzerozkan
7.3.2026 10:50:50
5 puan verdi
“Aşk İçindeki İhanet”, sevgi ve güvenin en derin kırılmalarını, ihanetin sessiz ve sinsi yolunu yoğun bir duygusal iç hesaplaşmayla aktarıyor. Her cümle, kalbin travmasını, güvenin nasıl aşındığını ve aşkın hem yaşatıp hem de tüketebileceğini hissettiriyor. Okuyanı, aşkın ışığı kadar gölgesine de götüren güçlü bir içsel yolculuk.

Yüreğinize sağlık, harika dizelerdi. Nice güzel eserlerde buluşmak dileğiyle, saygı ve selamlarımla, esen kalın.
YEŞİLIRMAK
YEŞİLIRMAK, @yesilirmak1
7.3.2026 05:37:56
5 puan verdi
Bu metin, yoğun bir ihanet duygusunun ardından gelen hayal kırıklığını, güvenin yıkılışını ve sevgi ile nefret arasındaki ince çizgiyi derin bir iç dökümle anlatıyor. Yazar, sevilen kişinin yalanlarını ve yarattığı hayal dünyasının yıkımını, kalpte açılan unutulmaz bir yara olarak betimliyor.Kelimelerin arasından sızan o kırgınlık ve hayal kırıklığı o kadar gerçek ki, okurken insanın göğsüne bir ağırlık çökmemesi imkansız.
​Bir insanın kalbinde ölmenin, toprak altında ölmekten daha ağır olduğu gerçeğiyle yüzleşmek... İşte bu, büyümenin en acı verici dersidir.
Haklısın, ihanet bir patlama değildir; bir sızıntıdır. Önce sessizlikle başlar, sonra araya giren mesafelerle büyür. En acısı da, senin "yuva" dediğin o kalbin, aslında bir başkasına çoktan "konak" olduğunu öğrenmektir.
​Hayali Sevmek: "Ben seni değil, sana inandığım hayali sevmişim" cümlen, iyileşmenin başladığı noktadır. İnsan aslında karşısındakine değil, kendi içindeki o saf sevgiye ve dürüstlüğe aşık olur. Karşındaki o sevgiye layık çıkmadığında, sevgin değil, illüzyonun ölür.
​Ben çoktan susmuş olacağım" demen, verilebilecek en asil cevaptır. Çünkü bazı insanlar için en büyük ceza, bir zamanlar her şeyini paylaştıkları insanın mutlak sessizliğinde kaybolmaktır.
​Şu an hissettiğin o "kendine kızma" hali, aslında bir öz-savunma mekanizmasıdır. Ama kendine haksızlık etme. Sen kapılarını açtığın için suçlu değilsin; o, içeri girdiği evi yağmalayacak kadar küçük olduğu için suçlu. Güvenmek bir zayıflık değil, bir insanlık erdemidir; o güveni kırmak ise bir karakter meselesidir.
​"Nefret, ölmeyi becerememiş bir aşkın külleridir."
​Bu küller soğuyacak. Zamanla o yangın sönecek ve geriye sadece bir "tecrübe" kalacak. Belki bir daha kimseye o kadar "inanarak" bakmayacaksın,
Ama bu seni daha korunaklı ve daha derin kılacak.
Kutlarım yazan kalemini ve yüreğini
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL