5
Yorum
15
Beğeni
0,0
Puan
173
Okunma

bir ses duyulur yerin yedi kat altından
zamana sığmayan o ağır adımlar
birileri bağırarak seslenecek o geliyor diyerek.
belki bende görürüm,ateşin şahitliğinde
adı daha önceleri söylenmişti.
suya düşmüş dua gibi yankılanmıştı.
ibrahim...
o yalın ayaklarıyla közlerin üstünde yürüyen di
seraba su diye yürüyerek gidendi o
ateşin ortasında gül yeşerten,
zamana karşı yürüyen,
kederi sırtlayan, umudu kanatlandıran,dı o.
bir ses yükselir durur kulaklarımda
ismail,in avuçları o zamanlar daha genişti,
ben o avuçlara bakarken
bıçağın suskunluğu büyürdü içimde.
ismail...
boynunu teslim eden o serinlikle,
sadakatten bir nehir gibi süzülen gözyaşlarım.
baba, ne olur sen sar beni,
sar ki ateşi kucak bilsin bedenimi.
öyle bir sar ki,
zaman bile eğilsin önümüzde,
mekansa varsın eğsin başını,
karışsın gece ve gündüz birbirine.
sarıl bana sımsıkı sar beni baba,
yıldızlar şahidimiz olsun,
kara delikler bile durup baksın istediği gibi
açılsın ibrahim’in yolu.
çağlar yürüsün ardımızdan.
ben bir yolcuyum,
rüzgarların ezberlerinde ki bir izim,
hiç bekleyeni olmayan uzaklarda biriyim
sabahın gözlerinden öğrendim yürümeyi,
hiç yorulmadan, geriye bakmadan.
biliyorum, bir gün ben de saracağım sizi,
gözlerimi yıldızların yorgunluğuna dayayıp.
o vakit bir dizinize kardeş olacağım
bir omzunuza dua koyacağım.
bende kuracağım yurdumu yuvamı.
ibrahim bahçesinin yamacında.
bekle beni...
*
Mehmet Demir
24224
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.