0
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
78
Okunma
Sessizliği seçen zaten her şeyi söylemiştir.
Çünkü insan en çok konuşacak gücü kalmadığında susar.
Bağırsa duyulmayacağını anladığında…
Anlatsa anlaşılmayacağını öğrendiğinde…
Zor bir dönem dediğin şey, takvim yaprağı değil.
Gecenin tam ortasında göğsüne oturan bir ağırlık.
Sabah uyanınca geçmeyen bir yorgunluk.
Aynaya bakınca kendine bile yabancı kalmak.
Dolu bir kafa…
Susmayan düşünceler,
Birbirine çarpan hatıralar,
Keşkeler, nedenler, “ya öyle olsaydı”lar…
İnsan kendi zihninin içinde kaybolur bazen.
Çıkış yok gibi. Nefes dar. Kalp yorgun.
Hiçbir şeyi kaldıramayan bir bünye…
Bir söz ağır gelir.
Bir bakış taş olur.
Bir hatırlayış insanın dizlerini çökertebilir.
Dışarıdan bakınca “iyi” dersin belki.
Ama içerde bir enkaz vardır.
Kimsenin görmediği,
Kimsenin kaldırmaya yardım etmediği bir enkaz.
Sessizliği seçen güçlü değildir her zaman.
Bazen sadece tükenmiştir.
Artık anlatmak istemez.
Çünkü her anlattığında biraz daha dağılmıştır.
Ve işte öyle…
Ne tamamen yıkılmış,
Ne de gerçekten ayakta.
Sadece duruyor.
Bir gün daha geçsin diye.
Bir nefes daha bitsin diye.
Ama bil ki;
En karanlık suskunlukların içinde bile
İnsan hâlâ yaşıyorsa,
İçinde minicik de olsa bir direnme kalmıştır.
Ve bazen en büyük çığlık,
Hiç çıkmayan sestir.
Ve o çıkmayan ses…
İçeride yankılanır durur.
Kimsenin duymadığı bir fırtına kopar göğsünde.
Dışın sakin, için savaş alanı.
Bazen öyle bir yorulursun ki
Uyumak bile dinlendirmez.
Gözlerin kapanır ama zihnin susmaz.
Gece uzar… düşünceler çoğalır…
Sabah olur, sen hâlâ dünden kalmışsındır.
Kimse bilmez,
Gülüşünün neyi sakladığını.
“İyiyim” derken
İçinden kaç parçanın eksildiğini.
Zor dönem dediğin;
İnsanın kendine bile tahammül edemediği zamandır.
En sevdiğin şarkı bile ağır gelir.
En sevdiğin insanın sesi bile yorabilir.
Çünkü mesele dışarısı değil artık.
Mesele içerideki çöküş.
Kendi iç duvarlarının çatlaması.
Kendi omuzlarının kendi yükünü taşıyamaması.
Hiçbir şeyi kaldıramayan bir bünye…
Aslında çok şey kaldırmıştır.
Fazla güçlü görünmüştür.
Fazla sabretmiştir.
Fazla içine atmıştır.
Ve insan en çok da
İçine attıklarıyla ağırlaşır.
Ama şunu bil;
Bir gün bu suskunluk kabuk değiştirecek.
Ya bir gözyaşıyla,
Ya bir haykırışla,
Ya da sessizce uzaklaşarak.
Çünkü kimse sonsuza kadar taşıyamaz
Kendi iç yangınını.
Ve belki de
Bir gün,
Tam da en dipteyken,
Yeniden ayağa kalkmayı öğreneceksin.
Yorgun ama gerçek.
Kırık ama sahici.
Sessiz ama artık kendine karşı dürüst.
Bazen en büyük dönüş,
Kimsenin alkışlamadığı yerden başlar.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.